Makine Sektörü Sektörü
Türkiye Makine Sektörünün Durumu, Yurtdışı Açılım & İhracatı ve Dünya’daki Konumu
Türkiye makine sektörü, ülkenin sanayi altyapısının omurgasını oluşturan ve çok geniş bir üretim yelpazesine sahip olan stratejik bir alandır. Otomotivden enerjiye, savunmadan gıdaya, tekstilden tarıma kadar 200’den fazla alt sektöre makine sağlayarak ekonomik yapının her katmanına doğrudan etki eder. Son yıllarda üretim kabiliyetinin artması, yerli mühendislik kapasitesinin güçlenmesi ve teknolojik yatırımların hızlanmasıyla sektör orta-yüksek teknoloji grubunda konumunu sağlamlaştırmıştır. Ar-Ge merkezlerinin ve tasarım ofislerinin yaygınlaşması, kamu desteklerinin yoğun şekilde bu alana yönelmesi ve üniversite–sanayi iş birliklerinin güçlenmesi makine üretiminde kalite ve verimliliği belirgin şekilde artırmıştır. Türkiye’deki üreticiler CNC işleme tezgâhlarından kompresör ve pompa teknolojilerine, paketleme makinelerinden otomasyon çözümlerine kadar geniş bir yelpazede uluslararası kalite standartlarına uygun ürün geliştirebilmektedir. Avrupa tedarik zincirinde yaşanan dönüşüm, Türkiye’yi daha güvenilir ve yakın bir üretim ortağı haline getirerek sektörün büyüme ivmesini desteklemektedir.
Makine sektörü Türkiye’nin en hızlı büyüyen ihracat kalemlerinden biri haline gelmiştir. 2024 yılı itibarıyla sektör ihracatı 28–30 milyar dolar seviyesine ulaşmış ve genel ihracat içindeki payını istikrarlı biçimde artırmıştır. Bu artış, Türk makinelerinin uluslararası pazarlarda fiyat–performans dengesi açısından giderek daha cazip bulunmasından kaynaklanmaktadır. Almanya, İtalya, ABD, Fransa, Rusya, Orta Doğu, Türk Cumhuriyetleri ve Kuzey Afrika başlıca pazarlar olarak öne çıkarken, Amerika kıtasına ve Afrika pazarına yönelik yeni açılım stratejileri ihracatın coğrafi çeşitliliğini artırmaktadır. Türk firmalarının kalite belgeleri, üretim süreçlerinin Avrupa standartlarına uyumu, teknik servis yetkinliği ve hızlı teslim kabiliyeti rekabet gücünü pekiştirmektedir. Yurtdışı ofis açılımları, küme projeleri, sektörel ticaret heyetleri ve uluslararası fuar katılımları da firmaların görünürlüğünü ve pazar erişimini güçlendirmektedir. Özellikle ABD ve AB pazarlarının Türkiye’yi tedarik güvenliği açısından stratejik bir ülke olarak tanımlamaya başlaması, ihracatın önümüzdeki dönemde daha yüksek bir bandı hedeflemesine imkân vermektedir.
Türkiye, küresel makine üretimi içinde bugün itibarıyla ilk 20 ülke arasında yer almakta ve dünya ticaretinden aldığı payı artırma eğilimindedir. Dünya makine ticaretinin yaklaşık 2 trilyon dolarlık bir hacme sahip olduğu düşünüldüğünde, Türkiye’nin özellikle orta segmentte güçlü bir alternatif tedarikçi haline gelmesi dikkat çekicidir. Paketleme makineleri, işleme makineleri, tarım makineleri, HVAC ekipmanları ve kompresör–pompa teknolojileri gibi birçok alt kategoride Türkiye, kalite–maliyet dengesi açısından dünya standartlarında üretim yapabilen bir ülke olarak öne çıkmaktadır. Avrupa’daki üreticilerle karşılaştırıldığında daha hızlı termin süreleri ve daha esnek üretim kabiliyeti, Türkiye’yi küresel müşteriler açısından cazip kılmaktadır. Genç ve teknik bilgi düzeyi yüksek iş gücü, gelişmiş yan sanayi zinciri, mühendislik tasarım kapasitesi ve coğrafi konum avantajı da Türkiye’nin uluslararası rekabet gücünü destekleyen temel yapısal unsurlardır. Bu nedenle Türkiye, tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği yeni dönemde makine üretiminde bölgesel bir merkez olma potansiyelini daha da güçlendirmiştir.
Makine sektörü, Türkiye’nin yüksek katma değer yaratan, ihracat potansiyeli yüksek ve teknoloji yoğun alanlarından biri olarak stratejik önemini her geçen yıl artırmaktadır. Hem iç hem dış talepteki büyüme, sektörün Ar-Ge ve dijital dönüşüm yatırımlarıyla birleştiğinde Türkiye’yi küresel makine üretim zincirinde daha güçlü bir konuma taşımaktadır. Önümüzdeki dönemde sürdürülebilir üretim modelleri, enerji verimliliği yüksek tasarımlar, otomasyon ve robotik çözümler, ihracatta markalaşma ve yeni pazarlara açılım stratejileri sektörün büyüme yönünü belirleyecektir. Türkiye, mevcut koşullar ve sanayi altyapısı göz önüne alındığında, makine üretiminde bölgesel bir güç ve küresel bir alternatif tedarik merkezi olma yolunda emin adımlarla ilerlemektedir.
Verilerle Makine Sektörü
Türkiye makine sektörü, hem ülke ekonomisinin taşıyıcı kolonlarından biri olması hem de küresel değer zincirlerinde giderek daha stratejik bir yer edinmesi bakımından son yıllarda dikkat çekici bir büyüme sergilemektedir. Invest Türkiye verilerine göre sektör, geniş mühendislik altyapısı, güçlü imalat kabiliyeti, esnek üretim yapısı ve Avrupa’ya olan stratejik yakınlığı sayesinde küresel rekabette öne çıkmaktadır. Türkiye bugün Avrupa’nın en büyük 5. makine üreticisi konumuna yaklaşan bir üretim hacmine sahip olup, özellikle orta-yüksek teknoloji gerektiren makine tiplerinde yüksek katma değer üretebilmektedir. 2024 yılı itibarıyla makine ihracatı güçlü seyrini korumuş ve 28,2 milyar dolar düzeyine ulaşmıştır.
Ana pazarlarımız olan Almanya, ABD, Birleşik Krallık, Rusya ve İtalya’ya yönelik satışlar, küresel ekonomideki yavaşlamaya rağmen yüksek seviyede seyretmiştir. Raporda yer alan değerlendirmeye göre, dünya ekonomisinin soğuduğu bir dönemde Türkiye’nin makine ihracatını çift haneli büyüme ile artırabilmiş olması, sektörün dayanıklılığını ve pazar çeşitliliğini somut bir biçimde göstermektedir. Bununla birlikte, sektörün Avrupa’daki daralmayı diğer pazarlardaki büyüme ile dengelemesi; özellikle Rusya, Orta Asya ve Kafkasya pazarlarında talebin artmasıyla desteklenmiştir.
Türkiye makine sektörü son yıllarda güçlü bir büyüme ivmesi yakalamış, hem üretim hem de dış ticaret performansında dikkat çekici artışlar kaydetmiştir. Sektör, 57 bin girişim ve 500 binin üzerinde istihdam ile Türkiye’nin en yaygın sanayi kollarından biri hâline gelmiştir; toplam üretim değeri ise 1,26 trilyon TL’ye ulaşmış ve son dört yılda 6 kat artmıştır. TÜİK verilerine göre makine alt sektörleri toplam üretim değeri 2020’de 211,6 milyar TL iken 2022’de 727,6 milyar TL’ye yükselmiş, bu da sektördeki hızlı nominal büyümeyi göstermektedir. Ar-Ge harcamaları da aynı şekilde ciddi bir artış göstermiş; makine sanayi Ar-Ge harcaması 2020’de 1,772 milyon TL’den 2024’te 9,010 milyon TL’ye ulaşarak yaklaşık beş kat büyümüştür. Dış ticaret tarafında ise sektör 2024 yılında %17 artışla 7,75 milyar dolar ihracat seviyesine ulaşmış ve uluslararası pazarlardaki konumunu güçlendirmiştir. Aynı dönemde ithalat daha sınırlı bir artışla 6 milyar dolara çıkmış, ihracatın ithalattan daha hızlı büyümesi sektör adına olumlu bir dış ticaret dengesi yaratmıştır. Alt sektör bazında bakıldığında deri makineleri ihracatı %51, endüstriyel ısıtıcılar %42,6, türbin–hidrolik silindir grubu %25 büyüyerek öne çıkarken; tekstil makineleri ihracatı %9 düşüş göstermiştir. Tüm bu veriler, Türkiye makine sektörünün üretim kapasitesini güçlendirdiğini, teknoloji yatırımlarını artırdığını ve küresel değer zincirlerinde giderek daha önemli bir oyuncu hâline geldiğini göstermektedir.
Makine sektörünün üretim tarafında ise 2024 ortasından itibaren belirgin bir yavaşlama yaşandığı görülmektedir.
Bu durum, finansman maliyetlerindeki artış, kredi daralması ve yüksek politik belirsizlik gibi etkilerin yatırım iştahı üzerindeki baskısını yansıtmaktadır. Buna rağmen sektör ciro, katma değer ve istihdam göstergelerinde önceki yılın üzerinde bir büyüklüğü korumaktadır; makine sektörünün istihdamı ve üretim değeri tüm imalat sanayi içindeki konumunu güçlendirmeye devam etmektedir.
Türkiye makine sektörü aynı zamanda Ar-Ge, tasarım ve teknoloji geliştirme kapasitesini sürekli artırmaktadır. Yapay zeka, IoT, sensör teknolojileri ve dijital ikiz uygulamaları makine üreticilerinin rekabet gücünü artırırken; hiper otomasyon ve yapay zeka tabanlı kalite kontrol sistemleri 2025 sonrası için kritik fark yaratan teknolojiler olarak öne çıkmaktadır. Bu dönüşüm, hem üretim süreçlerinin verimliliğini artırmakta hem de Türk üreticilerinin küresel pazarlarda daha yüksek katma değerli ürünlerle yer almasını sağlamaktadır.
Yabancı sermaye yatırımları açısından bakıldığında Türkiye, güçlü mühendislik iş gücü, rekabetçi maliyet yapısı ve AB normlarına uygun üretim altyapısıyla uluslararası yatırımcıların ilgisini çekmeye devam etmektedir. Invest Türkiye kaynaklarına göre Türkiye’de makine üreticilerinin Avrupa’ya yakınlığı, lojistik avantajı, genç işgücü ve teknik uzmanlık düzeyi, ülkeyi küresel üretim ağlarının stratejik bir halkası haline getirmektedir. MAKFED raporunda da uluslararası doğrudan yatırımların sektörde istikrarlı bir artış gösterdiği belirtilmektedir; bu durum Türk makine sanayinin küresel entegrasyon kapasitesini güçlendirmektedir.
Genel olarak değerlendirildiğinde Türkiye makine sektörü, küresel ekonomideki dalgalanmalara rağmen yüksek dayanıklılığa sahip, ihracat odaklı, teknolojik dönüşüme açık bir yapı sergilemektedir. Avrupa’daki pazar kayıplarının Orta Asya, Orta Doğu ve Kuzey Amerika gibi bölgelerdeki kazanımlarla telafi edilebilmesi, sektörün çeşitlendirilmiş talep yapısını göstermektedir. Önümüzdeki dönemde faizlerin düşmesi, yatırım ortamının iyileşmesi ve yapay zekâ destekli üretim teknolojilerinin daha yaygın kullanılmasıyla birlikte sektörün büyüme potansiyelinin güçleneceği öngörülmektedir. Türkiye; mühendislik gücü, kalite-maliyet dengesi, esnek üretim yapısı ve geniş ürün portföyü sayesinde makine üretiminde “bölgesel üretim üssü” olma yolunda hızla ilerlemektedir.
Makine alanında yurtdışı fuarlar neden önemlidir? Hangi yurtdışı fuarlara katılım sağlanabilir?
Makine sektörü; yüksek teknoloji, mühendislik kabiliyeti ve uluslararası rekabet gerektiren bir alan olduğu için yurtdışı fuarlar sektörün en kritik vitrinidir. Küresel makine pazarında yer almak isteyen firmalar için fuarlara katılım, hem ticari hem de teknolojik dönüşümün anahtarıdır. Fuarlar, firmaların sadece ürün tanıtım platformu değil; aynı zamanda pazar istihbaratı, teknoloji transferi, küresel işbirlikleri, bayilik ağı oluşturma, marka bilinirliği, rakip analizi ve ihracat kanallarının açılması açısından vazgeçilmez bir stratejik araçtır.
Makine sektöründe üreticiler çoğunlukla özel mühendislik çözümleri sunduğu için, alıcıların ürünü görmesi, mekanik performansı incelemesi ve yüz yüze teknik görüşme yapması satın alma kararını doğrudan etkiler. Bu nedenle fuarlar, makinelerin çalışır halde sergilendiği en güçlü karar ortamıdır. Ayrıca Avrupa, Ortadoğu, Afrika ve Amerika bölgelerindeki büyük projeler ve yatırım ihaleleri genellikle fuar temasları üzerinden başlar. Bu durum, firmaları yalnızca satış değil, uzun vadeli distribütörlük anlaşmalarına ve proje ortaklıklarına taşır.
Türkiye özelinde bakıldığında, fuarlar sektörün uluslararası görünürlüğünü belirgin şekilde artırmakta ve ihracat performansına doğrudan katkı sunmaktadır. Makine sektörünün 2024–2025 döneminde ihracatta güçlü seyrini koruduğu göz önüne alındığında, fuar katılımının rekabet gücünü pekiştiren ana mekanizmalardan biri olduğu açıktır. Yurt dışı fuarlar; ürünlerin farklı ülkelerdeki regülasyonlara, kalite beklentilerine ve pazar dinamiklerine nasıl karşılık verdiğini test etmek için de benzersiz fırsatlar sunar.
| Fuar Adı | Ülke | Şehir | Kapsam / Sektör |
| CES 2025 | ABD | Las Vegas | Elektronik, mekanik sistemler, makine-ekipman teknolojileri |
| Hannover Messe | Almanya | Hannover | Endüstriyel üretim, otomasyon, robotik, enerji teknolojileri, makine imalatı |
| BAUMA 2025 | Almanya | Münih | İnşaat makineleri, iş makineleri, madencilik ve ağır ekipmanlar |
| Dubai WoodShow | BAE | Dubai | Ahşap işleme makineleri, CNC sistemleri, mobilya üretim makineleri |
| ROSMOULD / ROSPLAST | Rusya | Moskova | Plastik işleme makineleri, kalıp teknolojileri, üretim hatları, otomasyon |
| NAMPO Agricultural Show | Güney Afrika | Bothaville | Tarım makineleri, ekipmanlar, mekanizasyon çözümleri |
| PROPACK Africa | Güney Afrika | Johannesburg | Ambalaj makineleri, dolum hatları, proses makineleri |
| AgroWorld Uzbekistan | Özbekistan | Taşkent | Tarım makineleri, hayvancılık ekipmanları, tarım teknolojileri |
| CTT Expo | Rusya | Moskova | İnşaat makineleri, ağır ekipmanlar, yol makineleri, kaldırma sistemleri |
| Interzum Cologne | Almanya | Köln | Mobilya üretim makineleri, yüzey işleme teknolojileri, endüstriyel hatlar |
| Nor-Shipping | Norveç | Oslo | Gemi makineleri, denizcilik teknolojileri, ağır endüstriyel ekipman |
Makine Sektörü Şirketlerine Sunulan Teşvikler ve Vergi İstisnaları
Küresel Tedarik Zinciri Yetkinlik Proje Desteği: Makine ve makine-teçhizat imalatı yapan firmaların uluslararası üreticilerin, mühendislik firmalarının, endüstriyel ekipman üreticilerinin ve küresel tedarik zincirlerinin bir parçası olabilmesi amacıyla tasarlanmış stratejik bir programdır. Bu destek, firmaların üretim kalitesini yükseltmesini, teknoloji altyapılarını güçlendirmesini, dijitalleşme süreçlerini hızlandırmasını ve uluslararası sertifikasyon gerekliliklerini karşılayarak küresel rekabete entegre olmalarını hedeflemektedir.
Makine sektörü firmaları bu program sayesinde; CNC, robotik ve otomasyon sistemleri gibi makine–teçhizat yatırımlarında, yazılım ve dijital üretim çözümlerinde, uluslararası kalite testleri, analiz ve sertifikasyon süreçlerinde ve küresel pazarlara açılmayı kolaylaştıran lojistik–depolama altyapılarında önemli finansal avantajlar elde ederek global tedarikçi olma süreçlerini hızlandırabilir.
Program kapsamında özellikle şu alanlarda destek sağlanır:
- Makine-teçhizat, otomasyon, yazılım ve dijitalleşme yatırımlarının desteklenmesi (Robotik üretim hatları, CNC tezgâh modernizasyonu, IoT tabanlı izleme sistemleri, üretim yönetim yazılımları, MES/ERP uyarlamaları vb.)
- Test, analiz, kalibrasyon ve uluslararası sertifikasyon maliyetlerinin karşılanması (CE, ISO 9001/14001, ISO 3834, EN standartları, performans testleri, dayanıklılık analizleri vb.)
- Yurt dışı depo, lojistik, teknik danışmanlık, global tedarikçi geliştirme hizmetleri ve müşteri sahasında entegrasyon giderlerinin desteklenmesi
Bu yönüyle program, makine sektörünün küresel tedarik zincirlerinde daha görünür hale gelmesini, yüksek katma değerli üretimi desteklemesini ve Türkiye’nin makine alanındaki uluslararası rekabet gücünü önemli ölçüde artırmasını hedeflemektedir.
| Destek Türü | Üst Limit (TL) | Destek Oranı |
| KTZ Yetkinlik Projesi | 57.232.379 | %50 |
| Yurt Dışı Depo ve Depolama Desteği | 15.260.421 | %50 |
Makine sektörünün uluslararası pazarlarda rekabet gücünü artırmak, markalaşma süreçlerini hızlandırmak ve ürünlerin küresel tedarik zincirlerinde daha güçlü bir konuma ulaşmasını sağlamak amacıyla Ticaret Bakanlığı kapsamlı destek mekanizmaları sunmaktadır. Bu teşvikler; ürün sertifikasyonundan yurt dışı fuar katılımlarına, distribütörlük/showroom açılışlarından dijital tanıtım faaliyetlerine kadar geniş bir alanda firmalara önemli mali avantajlar sağlamaktadır.
Pazara Giriş Belgeleri Desteği: Endüstriyel makineler, üretim hatları, CNC sistemleri, pompa–kompresör ekipmanları, işleme tezgâhları, paketleme makineleri ve genel makine-teçhizat ihracatında gerekli kalite testleri, sertifikalar, uygunluk değerlendirme süreçleri ve teknik standart belgelerinin maliyetini azaltmak için sağlanır; 2025 üst limiti 15.260.421 TL’dir.
Yurtdışı Marka Tescil Desteği: Makine üreticilerinin, endüstriyel ekipman markalarının ve teknolojik çözüm sağlayıcılarının uluslararası pazarlarda yasal olarak korunması ve marka bilinirliğinin güçlendirilmesi amacıyla tescil/yenileme giderleri desteklenir; limit 2.860.670 TL’dir.
Pazara Giriş Projesi Hazırlama Desteği: Makine firmalarının hedef pazarlara yönelik ürün konumlandırma, teknik standart analizi (CE, ISO, EN, ASME vb.), rakip değerlendirmesi, fiyatlandırma stratejisi ve pazar giriş planı gibi profesyonel danışmanlık çalışmalarını hazırlayabilmesi için kullanılır; üst limit 761.017 TL’dir.
Yurtdışı Pazar Araştırması Desteği: Makine üreticilerinin yeni ülkelere açılmadan önce saha araştırması yapabilmesi, potansiyel distribütör, endüstriyel alıcı, proje yüklenicisi ve fabrika yatırımı yapan müşteri gruplarıyla birebir görüşmeler gerçekleştirebilmesi ve satış kanallarını analiz edebilmesi için ulaşım/konaklama giderlerini kapsar; faaliyet başı limit 379.455 TL’dir.
Fuar Desteği: Makine ve endüstriyel ekipman üreticilerinin uluslararası fuarlarda işlem tezgâhları, üretim makineleri, paketleme hatları, CNC sistemleri, robotik çözümler, tarım makineleri, hidrolik-pnömatik ekipmanlar, pompa–kompresör sistemleri ve diğer endüstriyel çözümleri sergileyerek global alıcılarla doğrudan temas kurmasını destekler; fuar katılımı için 2025 üst limiti 4.577.703 TL’dir.
Yurtdışı Birim, Ofis ve Depo Kira Desteği: Makine üreticilerinin ve distribütörlerinin yurtdışında showroom, teknik servis noktası, bayi ofisi veya yedek parça deposu açarak kalıcı pazarlara erişimini güçlendirmesi amacıyla sağlanır; 2025 limiti 7.629.156 TL’dir.
Reklam ve Tanıtım Desteği: Makine ürünlerinin, endüstriyel hat çözümlerinin ve teknoloji uygulamalarının hedef ülkelerde dijital reklam, katalog, teknik tanıtım, sosyal medya çalışmaları, influencer iş birlikleri ve sektörel platformlarda görünürlük kazanması için sunulur; tanıtım limiti 11.444.788 TL’dir.
Pazara Giriş Rapor Desteği: Makine firmalarının dış pazarlara yönelik teknik regülasyon raporları, rekabet analizleri, sektör araştırmaları, endüstriyel yatırım trendleri, küresel tedarik zinciri beklentileri ve büyük sanayi alıcılarının satın alma stratejileri gibi uzman raporlarını temin edebilmesi için sunulur; 2025 yılı üst limiti 11.444.788 TL’dir.
| Destek Başlığı | Amaç / Kapsam (Makine Odaklı) | 2025 Üst Limiti (TL) |
| Pazara Giriş Belgeleri Desteği | Endüstriyel makineler, CNC tezgâhları, üretim hatları, pompa–kompresör ekipmanları, paketleme makineleri ve genel makine-teçhizat ihracatı için gerekli test, analiz, sertifikasyon ve uygunluk belgelerinin maliyetlerini karşılamak. | 15.260.421 TL |
| Yurtdışı Marka Tescil Desteği | Makine üreticilerinin ve endüstriyel ekipman markalarının uluslararası pazarlarda marka koruması, görünürlüğü ve bilinirliğini artırmak amacıyla yurt dışı tescil/yenileme masraflarının desteklenmesi. | 2.860.670 TL |
| Pazara Giriş Projesi Hazırlama Desteği | Makine firmalarının hedef pazarlara yönelik teknik standart analizi (CE, ISO, EN, ASME), ürün konumlandırma, rekabet analizi, fiyatlandırma stratejisi ve pazar giriş planı gibi profesyonel danışmanlık çalışmalarını hazırlaması. | 761.017 TL |
| Yurtdışı Pazar Araştırması Desteği | Makine üreticilerinin yeni pazarlara giriş öncesinde saha ziyaretleri yapabilmesi; potansiyel distribütörler, büyük sanayi alıcıları, proje yüklenicileri ve yatırımcılarla birebir görüşmeler gerçekleştirebilmesi. | 379.455 TL (faaliyet başı) |
| Fuar Desteği | Makine ve endüstriyel ekipman üreticilerinin uluslararası fuarlarda üretim makineleri, endüstriyel hatlar, CNC çözümleri, robotik sistemler, tarım makineleri, pompa-kompresör sistemleri ve diğer makine teknolojilerini sergileyerek global alıcılara ulaşması. | 4.577.703 TL |
| Yurtdışı Birim, Ofis ve Depo Kira Desteği | Makine firmalarının yurt dışında showroom, teknik servis merkezi, ofis veya yedek parça deposu açarak kalıcı pazar varlığı oluşturması ve satış sonrası hizmet kapasitesini güçlendirmesi. | 7.629.156 TL |
| Reklam ve Tanıtım Desteği | Makine ürünlerinin ve endüstriyel teknoloji çözümlerinin hedef pazarlarda dijital reklam, katalog, teknik tanıtım, sosyal medya çalışmaları ve sektörel platformlarda görünürlük kazanması. | 11.444.788 TL |
| Pazara Giriş Rapor Desteği | Makine firmalarının hedef ülkelere yönelik teknik regülasyon raporları, rekabet değerlendirmeleri, sektör analizleri, yatırım trendleri ve küresel tedarik zinciri alım stratejilerine ilişkin profesyonel raporlar temin etmesi. | 11.444.788 TL |
| Stratejik Kullanım Alanı | Destek Türü | Elde Edilen Stratejik Fayda |
| Uluslararası pazarlarda teknik uygunluk sağlama | Pazara Giriş Belgeleri Desteği | Makine-teçhizat ürünlerinin CE, ISO, EN gibi kritik sertifikasyonlara erişimi kolaylaşır; kalite güvencesi ve ihracat kabiliyeti artar. |
| Global marka konumlandırma ve fikri mülkiyet koruması | Yurtdışı Marka Tescil Desteği | Makine markalarının uluslararası pazarlarda hukuki koruma altına alınması ve marka bilinirliğinin güçlenmesi sağlanır. |
| Yeni pazarlara stratejik giriş planı oluşturma | Pazara Giriş Projesi Hazırlama Desteği | Teknik standart analizi, rekabet değerlendirmesi ve pazar konumlandırması ile hedef ülkelere daha kontrollü ve doğru stratejiyle giriş yapılır. |
| Potansiyel müşteri ve distribütör ağını genişletme | Yurtdışı Pazar Araştırması Desteği | Makine üreticileri saha ziyaretleri ile doğrudan alıcılarla temas kurar, pazar öncesi riskleri azaltır ve satış fırsatlarını artırır. |
| Küresel görünürlük ve yeni alıcılara erişim | Fuar Desteği | Uluslararası fuarlarda makine teknolojilerinin sergilenmesi ile global satın almacılarla yüz yüze temas sağlanır, ihracat potansiyeli yükselir. |
| Yabancı pazarlarda kalıcı varlık oluşturma | Yurtdışı Birim, Ofis ve Depo Kira Desteği | Showroom, ofis ve depo yatırımları ile makine firmaları hedef ülkelerde sürekli erişilebilir hale gelir; satış sonrası hizmet kapasitesi gelişir. |
| Dijital pazarlama ile görünürlük artırma | Reklam ve Tanıtım Desteği | Endüstriyel makinelerin hedef pazarlarda dijital ortamda tanıtımı güçlenir; müşteri erişimi ve marka bilinirliği artar. |
| Kritik pazarlar hakkında uzman teknik bilgi edinme | Pazara Giriş Rapor Desteği | Makine sektörüne özel teknik regülasyonlar, fiyat beklentileri, rekabet analizi ve tedarik zinciri trendlerine dair stratejik içgörü sağlanır. |
2. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Destekleri
Yatırım Teşvik Sistemi: Makine üretimi yapan işletmeler için Yatırım Teşvik Belgesi, yurt içinde yeni makine-teçhizat yatırımı yapmayı veya mevcut üretim hattını modernize etmeyi planlayan firmalara sunulan resmi bir destek aracıdır. Bu belge aracılığıyla makine ve üretim ekipmanı alımlarında KDV ve gümrük vergisi muafiyetlerinden yararlanabilme, vergi indirimi hakkı elde etme, işçi ve işveren SGK prim desteği alma ve yatırımın yapılacağı bölgeye bağlı olarak bölgesel desteklerden faydalanma imkânı doğar.
Makine sektörü açısından bu destek belgesi önemli çünkü; ithal edilen üretim makinelerinin gümrük yükü azalır, yerli yatırımların maliyeti düşer, yeni hat kurma ya da kapasite artırımı için finansal yük hafifler. Ayrıca, belge kapsamında alınan destekler sayesinde üretim süreçleri modernize edilip, kalite standartları yükseltilebilir ve küresel pazarda rekabet avantajı yakalanabilir. Belgeye başvurmak isteyen makine üreticileri, yatırım tutarı, yatırımın yapılacağı bölge, makine-teçhizat listesi ve istihdam yaratma gibi kriterleri karşılamak ve başvuruyu dijital sistem üzerinden yapmak durumundadır.
| Destek Programı | Hedef Kitle | Destek Türü / İçeriği | Destek Oranı / Üst Limit |
| KDV İstisnası | Yeni yatırım yapacak makine üreticileri ve makine-teçhizat imalatçıları | Makine–teçhizat alımlarında KDV ödenmemesi | Makine–teçhizat için KDV %0 |
| Gümrük Vergisi Muafiyeti | İthal makine/teçhizat kullanacak makine yatırımları | İthal edilen üretim makinelerinde gümrük vergisi muafiyeti | Gümrük vergisi %0 |
| Vergi İndirimi | Öncelikli yatırım kapsamındaki makine imalatı projeleri | Kurumlar vergisi indirimi ve yatırıma katkı oranı | %40’a kadar yatırıma katkı, %80’e kadar vergi indirimi |
| SGK İşveren Primi Desteği | Farklı bölgelerde yatırım yapan makine üreticileri | İşveren SGK priminin belirlenen süre boyunca kamu tarafından karşılanması | Bölgeye göre 2–10 yıl, öncelikli yatırımlarda 7 yıl |
| Faiz Desteği | Yatırım kredisi kullanan makine firmaları | TL veya döviz kredilerinde faiz/kâr payı desteği | Belirlenen tutarlara kadar faiz desteği |
| Yatırım Yeri Tahsisi | Stratejik, bölgesel veya büyük ölçekli makine yatırımları | Kamuya ait arsa/alan tahsisi | Uygun görülen yatırımlara tahsis yapılır |
| Gelir Vergisi Stopajı ve Sigorta Primi Desteği | 6. Bölge’de yatırım yapan makine üreticileri | Gelir vergisi stopajı ve sigorta primi desteği | 10 yıla kadar uygulanabilir |
| Stratejik Kullanım Alanı | Destek Türü | Elde Edilen Stratejik Fayda |
| Yeni makine üretim tesisi kurulumu ve yatırım başlangıçlarının desteklenmesi | KDV İstisnası & Gümrük Vergisi Muafiyeti | Makine-teçhizat yatırım maliyetlerinin önemli ölçüde azalması; yatırımın daha hızlı ve düşük maliyetle hayata geçirilmesi |
| Kapasite artışı, üretim hattı modernizasyonu ve verimlilik geliştirme yatırımları | Vergi İndirimi & Yatırıma Katkı Oranı | Daha düşük vergi yükü sayesinde yatırımın hızlanması, finansal sürdürülebilirliğin güçlenmesi ve rekabetçi üretim altyapısı oluşması |
| İleri teknolojiye geçiş (CNC, robotik sistemler, otomasyon, dijital üretim teknolojileri) | Faiz / Kâr Payı Desteği | Yüksek teknoloji yatırımlarının finansman maliyetinin düşmesi, modern üretim hatlarının daha hızlı kurulabilmesi |
| Üretim maliyetlerinin azaltılması ve makine imalatında istihdam artırıcı uygulamalar | SGK İşveren Primi Desteği | İşçilik maliyetlerinin azalması, daha fazla nitelikli istihdam yaratılması ve üretim maliyetlerinin uzun vadeli olarak düşmesi |
| Büyük ölçekli / stratejik makine imalatı yatırımları (takım tezgâhları, üretim hatları, özel amaçlı makineler) | KDV İadesi | Büyük yatırımlar için nakit akışının güçlendirilmesi, finansman yükünün azalması ve stratejik makine üretim kapasitesinin artırılması |
-
KOSGEB Destekleri
KOSGEB (Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı), Türkiye’deki KOBİ’lerin büyümesini, modernizasyonunu ve rekabet gücünü artırmayı amaçlayan temel kurumdur. Makine ve makine-teçhizat imalat sektörü; yüksek teknoloji gereksinimi, geniş tedarik zinciri ağı, ihracata dayalı üretim yapısı ve nitelikli istihdam potansiyeli nedeniyle KOSGEB’in hibe ve finansman desteklerinden doğrudan yararlanabilmektedir. KOSGEB destekleri; özellikle makine bileşeni üreticilerinin kuruluş aşaması, makine–teçhizat yatırımları, nitelikli teknik personel istihdamı, dijitalleşme, otomasyon ve ihracata hazırlık süreçlerinde kritik bir finansman kaynağı sunmaktadır.
KOSGEB Girişimcilik Desteği (İleri Girişimci Programı): Makine alanında yeni kurulan KOBİ’lere; CNC işleme ekipmanları, talaşlı imalat makineleri, metal şekillendirme sistemleri, hidrolik-pnömatik parçalar, robotik hücreler, otomasyon bileşenleri, kalıp üretimi, özel amaçlı makine üretim birimleri, endüstriyel sensör ve kontrol modülleri gibi üretim ekipmanları ile mühendis, teknisyen, operatör ve kalite kontrol personeli istihdamı için destek verilmektedir. Program kapsamında işletmeye sağlanan başlıca kalemler:
- Makine–teçhizat desteği
- Personel gideri desteği
- Ofis, kuruluş ve operasyon giderleri
Program koşullarına göre toplam destek tutarı 1,5 milyon TL’ye kadar çıkabilmektedir. Faizsiz ve komisyonsuz geri ödeme seçenekleri sayesinde makine işletmelerinin başlangıç maliyetleri önemli ölçüde azalmaktadır.
KOSGEB Kapasite Geliştirme Desteği: Bu destek, makine sektöründe faaliyet gösteren mevcut işletmelerin üretim güçlerini artırmalarını, modernizasyon yatırımlarını tamamlamalarını ve hem ulusal hem uluslararası pazarlarda daha rekabetçi hâle gelmelerini sağlayan önemli bir finansman mekanizmasıdır. Makine üreticileri bu destek sayesinde; CNC makineleri, metal işleme hatları, robotik kaynak istasyonları, talaşlı imalat tezgâhları, pres hatları, endüstriyel otomasyon sistemleri, paketleme makineleri, pompa-kompresör üretim ekipmanları, akıllı üretim sistemleri gibi yüksek maliyetli makineleri daha düşük bütçeyle yenileyebilmektedir.
Mevcut işletmelerin büyüme ve ölçeklenme kapasitesini artırmak amacıyla 1.000.000 TL – 20.000.000 TL arası kredi kullanımına faiz/kâr payı desteği sağlanmaktadır.
KOSGEB Küresel Rekabetçilik Desteği: Bu destek, makine ve makine-teçhizat imalat sektöründe uluslararası pazarlara açılmak, ihracatını büyütmek veya global tedarik zincirlerine entegre olmak isteyen işletmeler için tasarlanmış güçlü bir finansman aracıdır. Makine firmalarının yabancı pazarlarda rekabetçi fiyat, kalite ve teslimat performansına ulaşmasını, lojistik ve tedarik süreçlerinde ölçek ekonomisinden yararlanarak sürdürülebilir bir büyüme elde etmesini hedefler. Destek, ihracat odaklı ölçeklenmeyi teşvik etmek amacıyla 20.000.000 TL – 50.000.000 TL arasında kredi kullanımı için faiz/kâr payı desteği sunar.
KOSGEB Teknoyatırım: Bu program, Ar-Ge/Ür-Ge/yenilik faaliyetleri sonucu ortaya çıkan makine ürünlerinin (örneğin robotik sistemler, CNC tezgâh teknolojileri, endüstriyel otomasyon bileşenleri, sensör entegrasyon çözümleri, akıllı makine kontrol üniteleri, özel amaçlı endüstriyel makineler, yüksek hassasiyetli işleme modülleri) üretimini ve ticarileştirilmesini desteklemektedir. Orta-yüksek ve yüksek teknoloji içeren üretimlerin teşvik edilmesiyle sektörde teknoloji tabanlı dönüşümün hızlanması amaçlanmaktadır.
Destek üst limitleri:
Düşük/orta-düşük teknoloji ürünleri için:
- Geri ödemeli 1.400.000 TL + geri ödemesiz 600.000 TL = Toplam 2.000.000 TL
Orta-yüksek/yüksek teknoloji ürünleri için:
- Geri ödemeli 7.000.000 TL + geri ödemesiz 3.000.000 TL = Toplam 10.000.000 TL
| Destek Programı | Hedef Kitle (Makine Sektörü) | Destek Türü / İçeriği | Destek Oranı / Üst Limit |
| İleri Girişimci Programı | Yeni kurulan makine üreticileri; CNC işleme, talaşlı imalat, metal şekillendirme, özel amaçlı makine üretimi yapan KOBİ’ler | Makine–teçhizat desteği, nitelikli personel giderleri, ofis/kuruluş/operasyon giderlerinin desteklenmesi | 1.500.000 TL’ye kadar (faizsiz & komisyonsuz geri ödeme) |
| Kapasite Geliştirme Desteği | Modernizasyon, kapasite artışı ve üretim hatlarını yenilemek isteyen mevcut makine imalatçıları | CNC tezgâhları, robotik kaynak hatları, pres hatları, otomasyon çözümleri, akıllı üretim sistemleri için krediye faiz/kâr payı desteği | 1.000.000 TL – 20.000.000 TL kredi için faiz/kâr payı desteği |
| Küresel Rekabetçilik Desteği | İhracatını artırmak, global tedarik zincirlerine girmek veya yeni dış pazarlara açılmak isteyen makine üreticileri | Üretim kapasitesi büyütme, rekabetçi maliyet sağlama, lojistik ve ihracat ölçeklenme projeleri için finansman desteği | 20.000.000 TL – 50.000.000 TL krediye faiz/kâr payı desteği |
| Teknoyatırım Programı | Ar-Ge/Ür-Ge sonrası yeni makine teknolojisi geliştiren işletmeler; robotik sistemler, otomasyon modülleri, sensör teknolojileri, yüksek hassasiyetli işleme bileşenleri üreten firmalar | Yenilikçi makine ürünlerinin üretimi, prototipten seri üretime geçiş yatırımları, yüksek teknoloji üretiminin desteklenmesi | Düşük/orta düşük: 2.000.000 TL Orta-yüksek/yüksek: 10.000.000 TL |
| Stratejik Kullanım Alanı | Destek Türü | Elde Edilen Stratejik Fayda |
| Yeni makine üretim işletmelerinin kurulumu ve başlangıç yatırımının desteklenmesi | İleri Girişimci Programı (Makine–teçhizat, personel, kuruluş giderleri) | Başlangıç maliyetlerinin düşürülmesi, üretim hattının daha hızlı kurulması ve nitelikli iş gücü istihdamının kolaylaşması |
| Mevcut makine imalatçılarında kapasite artışı, modernizasyon ve verimlilik odaklı dönüşüm | Kapasite Geliştirme Desteği (Yatırım kredisine faiz/kâr payı desteği) | CNC, otomasyon ve robotik hat yatırımlarının daha düşük finansman maliyetiyle yapılması; üretim kapasitesinin artırılması |
| Makine üreticilerinin ihracata yönelmesi ve küresel tedarik zincirlerine entegrasyonu | Küresel Rekabetçilik Desteği (20–50 milyon TL krediye faiz/kâr payı desteği) | Dış pazarlarda rekabet gücü artışı, büyük alıcılara erişim, lojistik avantaj ve sürdürülebilir ihracat büyümesi |
| Ar-Ge/Ür-Ge sonucu geliştirilen yenilikçi makine teknolojilerinin ticarileştirilmesi | Teknoyatırım Programı (Ar-Ge sonrası üretim yatırımı desteği) | Prototipten seri üretime geçişin hızlanması, yüksek teknoloji makine üretim kapasitesinin artması ve teknolojik dönüşümün güçlenmesi |
TÜBİTAK, makine sektöründe yenilikçi, teknoloji odaklı ve Ar-Ge niteliği taşıyan projeleri öncelikli olarak desteklemektedir. Destek kapsamına; yüksek hassasiyetli üretim teknolojileri, CNC ve takım tezgâhlarının akıllı kontrol sistemleri, robotik otomasyon çözümleri, endüstriyel sensörler, hidrolik–pnömatik sistem optimizasyonları, enerji verimliliği artıran makine tasarımları, ileri malzeme kullanımı, dijital ikiz ve kestirimci bakım algoritmaları gibi modern makine mühendisliği bileşenleri girmektedir.
Makine alanındaki Ar-Ge süreçleri yalnızca mekanik tasarımdan oluşmaz; kontrol yazılımı, mekatronik entegrasyon, sensör veri işleme, doğrulama-test protokolleri, üretim optimizasyonu, güvenlik analizleri ve sistem entegrasyonu gibi çok katmanlı mühendislik adımlarını içerir. Bu nedenle TÜBİTAK projelerinde yalnızca bir makinenin ticari üretimi değil, yenilikçi teknik yaklaşım, özgün mühendislik çözümü ve mevcut teknolojilerden ayrışan Ar-Ge değeri mutlaka ortaya konmalıdır.
Projenin “yenilik unsuru”, teknolojik gelişme seviyesi ve sektöre getirdiği özgün katkı net şekilde tanımlandığında TÜBİTAK tarafından desteklenme ihtimali önemli ölçüde artmaktadır.
| Program | Hedef Kitle | Destek Oranı | Bütçe / Üst Limit | Kullanım Alanı (Makine Odaklı) |
| 1507 – KOBİ Ar-Ge Başlangıç Programı | KOBİ statüsündeki makine üreticileri ve makine yan sanayi girişimleri | %75 hibe | 3.000.000 TL | Akıllı üretim bileşenleri, CNC kontrol yazılımları, robotik sistem iyileştirme, sensör entegrasyonu, enerji verimli makine tasarımı, hafif malzeme ile makine optimizasyonu, prototip geliştirme |
| 1501 – Sanayi Ar-Ge Programı | KOBİ | %75 destek | Üst limit yok | Gelişmiş makine kontrol üniteleri, yüksek hassasiyetli işleme teknolojileri, endüstriyel otomasyon yazılımları, mekatronik sistem geliştirme, üretim hattı robotik entegrasyonu, makine test & doğrulama altyapıları |
| 1512 – BİGG (Bireysel Genç Girişimci Programı) | Makine ve endüstriyel teknolojiler alanında yenilikçi ürün geliştiren erken aşama girişimciler | Geri ödemesiz hibe | 900.000 TL | Akıllı makine prototipleri, sensör tabanlı üretim çözümleri, robotik modüller, veri işleyen kontrol yazılımları, hafif malzeme teknolojilerine dayalı makine tasarımı, endüstriyel IoT (IIoT) bileşenleri, dijital ikiz prototipleri |
| Stratejik Kullanım Alanı | Destek Türü (Program) | Elde Edilen Stratejik Fayda |
| Makine üreticilerinin Ar-Ge’ye ilk adım atması ve yeni teknolojilerin prototiplenmesi | 1507 – KOBİ Ar-Ge Başlangıç Programı (%75 hibe) | Erken aşama Ar-Ge maliyetlerinin düşmesi, akıllı makine bileşenlerinin prototiplenmesi, sensör/otomasyon entegrasyonunun hızlanması |
| Endüstriyel makine teknolojilerinde kapsamlı Ar-Ge geliştirme, tasarım, doğrulama ve test altyapısının kurulması | 1501 – Sanayi Ar-Ge Programı (%75 destek, üst limit yok) | Yüksek teknoloji makine geliştirme kapasitesinin artması, robotik ve mekatronik sistemlerde derin teknik ilerleme, kurumsal Ar-Ge altyapısının güçlenmesi |
| Yenilikçi makine teknolojileri geliştiren girişimlerin ticarileşme sürecine hazırlanması | 1512 – BİGG Programı (Geri ödemesiz hibe – 900.000 TL) | Akıllı makine prototiplerinin ortaya çıkarılması, dijital ikiz/IIoT/modüler makine çözümlerinin erken ticarileşme aşamasına geçmesi, genç girişimcilerin sektöre kazandırılması |
Genel Bakış ve Değerlendirme
Türkiye makine sektörü, hem üretim kapasitesi hem de katma değer yaratma potansiyeli açısından stratejik öneme sahip bir sanayi alanıdır. Geniş ürün çeşitliliği, yüksek mühendislik niteliği, entegre tedarik zinciri yapısı ve güçlü ihracat performansı sayesinde sektör, Türkiye’nin sanayi dönüşümünde ve teknolojik ilerlemesinde lokomotif bir rol üstlenmektedir. Endüstriyel otomasyon, CNC işleme teknolojileri, robotik sistemler, hidrolik–pnömatik ekipmanlar, pompa ve kompresörler, iş ve inşaat makineleri, takım tezgâhları ve özel amaçlı makineler gibi çok geniş bir ürün gamı, sektörün çok katmanlı yapısını oluşturmaktadır.
Son yıllarda küresel trendler doğrultusunda makine sektöründe dijitalleşme, otomasyon, IoT tabanlı izleme sistemleri, ileri malzeme teknolojileri, enerji verimliliği, modüler tasarım ve yüksek hassasiyetli üretim gibi alanlar ön plana çıkmaktadır. Türkiye, bu dönüşüme hızla uyum sağlayarak üretim kalitesini artırmakta ve özellikle Avrupa başta olmak üzere uluslararası pazarlarda rekabet gücünü pekiştirmektedir. Sektörün ihracat yapısı, hem orta-yüksek hem de yüksek teknolojili ürünlerin payının artmasıyla birlikte giderek çeşitlenmekte ve Türkiye’yi küresel makine tedarik zincirlerinde daha görünür bir konuma taşımaktadır.
Makine sektöründeki işletmelerin teknoloji odaklı dönüşümü; KOSGEB, TÜBİTAK, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı ve yatırım teşvik mekanizmaları tarafından güçlü şekilde desteklenmektedir. Bu destekler, özellikle akıllı üretim teknolojileri, modernizasyon yatırımları, prototipleme, Ar-Ge ve ihracata hazırlık süreçlerinde firmalara önemli finansal ve teknik avantajlar sağlamaktadır. Böylece KOBİ’lerden büyük ölçekli üreticilere kadar tüm yapı, hem iç pazarda hem de küresel değer zincirlerinde daha yüksek katma değer üretme kapasitesine ulaşmaktadır.
Genel olarak değerlendirildiğinde Türkiye makine sektörü; güçlü mühendislik birikimi, geniş üretim kabiliyeti, ihracata dayalı büyüme stratejisi, giderek artan teknoloji seviyesi ve devlet destek mekanizmalarından yararlanma gücüyle sürdürülebilir büyümesini devam ettirmektedir. Dijitalleşme, otomasyon ve akıllı üretim teknolojilerine yapılan yatırımların artmasıyla birlikte sektörün önümüzdeki dönemde daha rekabetçi, daha yenilikçi ve daha yüksek katma değerli bir yapıya evrileceği öngörülmektedir.