Sağlık Turizmi Sektörü Sektörü

Türkiye’de Sağlık Turizmi Sektörü: Geçmişi, Gelişimi ve Mevcut Durum

1. Tarihsel Arka Plan 

Türkiye’de sağlık turizminin temelleri 1980’li yıllara kadar uzanır. Bu dönemde Türkiye’ye gelen yabancılar daha çok kaplıca, termal kaynaklar ve rehabilitasyon hizmetleri için ziyaret gerçekleştiriyordu. Afyonkarahisar, Yalova, Bursa ve Balıkesir gibi illerdeki termal tesisler, erken dönem sağlık turizminin merkezini oluşturdu.

1990’lı yıllardan itibaren özel hastanelerin yaygınlaşması ve sağlıkta teknolojinin artmasıyla birlikte tedavi amaçlı uluslararası hasta kabulü başlamıştır. Ancak bu süreç, henüz sistematik ve devlet destekli bir sağlık turizmi politikası kapsamında yürütülmüyordu.

2000’li yıllara gelindiğinde Türkiye’de Sağlıkta Dönüşüm Programı ile sağlık altyapısı hızla geliştirildi. Modern hastaneler, ileri teşhis ve görüntüleme teknolojileri, en güncel cerrahi yöntemlerin kullanılması ve uzman hekim kadrosunun güçlenmesi, Türkiye’nin rekabet gücünü artıran faktörler oldu. Bu dönem aynı zamanda uluslararası hastaların Türkiye’yi kozmetik, diş tedavisi, organik cerrahi, göz ve ortopedi gibi alanlarda tercih etmeye başladığı yıllardır.

2. Gelişim Süreci (2003–2019 Arası)

a. Sağlıkta Dönüşüm Programı ve Devlet Politikaları

2003 sonrası Türkiye sağlık sektörü hızlı bir modernizasyon sürecine girdi. Devlet, sağlık turizmini bir kalkınma fırsatı olarak gördü ve farklı politika araçları ile sektörü desteklemeye başladı:

  • Özel sağlık kuruluşlarının uluslararası hasta kabulüne yönelik mevzuat oluşturuldu.
  • Sağlık turizmi için yetkilendirme şartları belirlendi.
  • Akredite hastanelerin sayısı artırıldı (JCI akreditasyonlu hastanelerde Türkiye, Avrupa’nın önde gelen ülkelerinden biri haline geldi).
  • Sağlık turizmi ödemelerine ilişkin Hazine ve Maliye Bakanlığı teşvikleri devreye alındı.
  • THY’nin genişleyen uçuş ağı Türkiye’yi Doğu Avrupa, Orta Doğu ve Afrika için doğrudan ulaşılabilir bir merkez haline getirdi.

b. Özel Hastanelerin Uluslararasılaşması

2008 sonrasında İstanbul, Ankara, Antalya gibi şehirlerdeki büyük hastane grupları sağlık turizminin ana taşıyıcısı oldu. Koç, Acıbadem, Medical Park, Liv, Memorial gibi zincirler marka bilinirliği elde ederek yurt dışından ciddi hasta çekmeye başladı.

c. Hizmet Alanlarının Çeşitlenmesi

2010’lu yıllarda Türkiye farklı alanlarda uzmanlaşmış bir ülke haline geldi:

  • Estetik cerrahi (rinoplasti, saç ekimi)
  • Diş tedavileri
  • Göz cerrahisi (özellikle lazer göz ameliyatları)
  • Ortopedi
  • Onkoloji
  • Kardiyovasküler cerrahi
  • Organ nakli
  • Tüp bebek tedavileri (IVF)

Bu çeşitlilik, Türkiye’nin hem kalite hem de maliyet avantajı ile rekabet etmesini sağlayan en güçlü dinamiklerden biri oldu.

d. Termal Turizmin Genişlemesi

Türkiye, termal kaynak kapasitesi açısından dünyanın ilk 7 ülkesi arasında yer alıyor. Bu durum sağlık turizminin “wellness & SPA & rehabilitasyon” alt kategorisinin büyümesinde önemli rol oynadı.

3. Mevcut Durum (2020–2025)

a. Sektörün Büyüklüğü ve Ekonomik Etkisi

Türkiye, günümüzde dünya sağlık turizmi pazarında ilk 10 ülke arasında yer alıyor. TÜİK verilerine göre:

  • Uluslararası sağlık turisti sayısı 2,5 milyonun üzerinde
  • Sağlık turizmi geliri yaklaşık 4,8 milyar dolar
  • Hasta başı ortalama harcama 2.000–10.000 USD arasında

Bu rakamlar, Türkiye’nin turizm gelirlerini çeşitlendirmesi açısından stratejik öneme sahip olduğunu gösteriyor.

b. Bölgesel Merkezler

Türkiye’de sağlık turizmi özellikle üç bölgede yoğunlaşmıştır:

  • İstanbul: estetik, saç ekimi, cerrahi branşlar
  • Antalya: diş tedavileri, estetik, genel cerrahi + tatil/deniz avantajı
  • Ankara: onkoloji, organ nakli, ileri cerrahi

Deniz turizmi, ulaşım kolaylığı ve büyük hastane gruplarının merkezlerinin İstanbul’da olması bu dağılımın temel nedeni.

c. Türkiye’nin Rekabet Avantajı

Türkiye’nin güçlü yönleri:

  • Nitelikli hekim ve sağlık çalışanı
  • Modern hastane altyapısı
  • Uygun fiyat, ABD/AB ülkelerine kıyasla %60–%70 daha düşük
  • Kolay ulaşılabilirlik
  • Gelişmiş paket programlar (ulaşım + konaklama + ameliyat)
  • Uluslararası akreditasyonlar
  • Kısa randevu süreleri, hızlı tedavi süreçleri

Bu avantajlar özellikle ABD, İngiltere, Almanya, Hollanda, Körfez ülkeleri ve Kuzey Afrika’dan ciddi hasta akışı yaratmaktadır.

d. En Çok Tercih Edilen Branşlar 

Estetik cerrahi, Saç ekimi, Diş tedavileri, Göz cerrahisi, Ortopedi, Onkoloji, Kardiyoloji, Tüp bebek (IVF), Rehabilitasyon-termal hizmetleri, Saç ekimi ve estetik cerrahi, Türkiye’yi bu alanda global bir marka haline getirmiştir.

e. Dijitalleşme ve Acenta Ekosistemi

2020 sonrası büyük bir dönüşüm yaşandı:

  • Sağlık turizmi aracı kuruluş sayısı hızla arttı.
  • Klinikler sosyal medya, influencer marketing ve dijital reklamlarla global pazara açıldı.
  • Online randevu sistemleri, uzaktan konsültasyon, tele-tıp hizmetleri yaygınlaştı.
  • Sağlık turizmi şirketleri yabancı dilde hasta danışmanları istihdam etmeye başladı.

Bu yapı sektörde profesyonelleşmeyi artırdı.

  1. Verilerle Sağlık Turizmi

TÜİK verilerine göre, Türkiye’nin sağlık turizmi gelirleri 2024 yılında $3.022.957 olarak verilmiştir. 2025 III. çeyrek verilerine göre Türkiye’nin sağlık turizmi gelirleri $2.185.974 verilmiştir.

USHAŞ verilerine göre Türkiye’nin sağlık turizmi kapsamında kabul ettiği uluslararası hasta sayısı yıllar içinde güçlü bir artış eğilimi göstermiştir. 2019 yılında 756.926 hasta Türkiye’de tedavi hizmeti alırken, COVID-19 pandemisinin etkisiyle 2020’de bu sayı 435.691 kişiye gerilemiştir. Ancak 2021 itibarıyla sektör hızla toparlanmış ve uluslararası hasta sayısı 729.592 kişiye yükselmiştir. 2022 yılında Türkiye sağlık turizminde en güçlü sıçramalardan biri gerçekleşmiş ve 1.381.807 hasta ülkeye sağlık amacıyla gelmiştir. Bu büyüme 2023’te de devam etmiş, uluslararası hasta sayısı 1.538.643 kişiye ulaşarak tarihsel rekor kırmıştır.

USHAŞ’ın yayımladığı en güncel verilere göre ise 2025 yılının ilk dokuz ayında Türkiye’ye sağlık hizmeti almak için gelen hasta sayısı 1.080.387 olarak açıklanmıştır. Bu durum, yıl sonu rakamlarının 2023 seviyelerine yaklaşabileceği veya aşabileceği yönünde güçlü bir işaret taşımaktadır.

Türkiye’de Sağlık Turizmi ile İlgili Kurumlar, Dernekler, Birlikler ve Yapılar

 

Kurum / Yapı Sorumluluk Alanı Sağlık Turizmi İçin Önemi Örnek Etki / Çıktı
T.C. Sağlık Bakanlığı Mevzuat, yetkilendirme, denetim, kalite standartları Güvenli, düzenli ve yasal altyapı oluşturur Sağlık turizmi yetki belgesi verilmesi
USHAŞ (Uluslararası Sağlık Hizmetleri A.Ş.) Uluslararası tanıtım, koordinasyon, veri toplama Türkiye’nin global sağlık markasını güçlendirir Yabancı hasta verilerinin yayınlanması, ülke tanıtım kampanyaları
T.C. Ticaret Bakanlığı Hizmet ihracatı destekleri, teşvik programları Sektörün küresel rekabet gücünü artırır Reklam, fuar, acente komisyonu, yurt dışı birim destekleri
T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Termal turizm, destinasyon planlaması, tanıtım Sağlık + turizmi entegre ederek çeşitlilik sağlar Termal turizm bölgelerinin tanımlanması
Türkiye Sağlık Turizmi Derneği (SATUDER) Sektörel temsil, eğitim, standart geliştirme Paydaşlar arası iletişim ve kalite farkındalığı sağlar Çalıştay, eğitim programı, sektör raporları
TÜSATDER Uluslararası bağlantılar, pazar geliştirme Yeni pazar açılımı ve iş birliklerini destekler Yurt dışı B2B görüşmeleri, stratejik ortaklıklar
Sağlık Turizmi Federasyonları / Platformları Bölgesel koordinasyon ve savunuculuk Yerel kapasiteyi ulusal ekosisteme dahil eder Bölgesel kümelenme projeleri
Termal Turizm Birlikleri Termal tesislerin tanıtımı ve geliştirilmesi Medikal wellness ve rehabilitasyon turizmini çeşitlendirir Termal turizm festivalleri, yatırım projeleri
Ticaret Odaları & Kalkınma Ajansları Eğitim, UR-GE, kümelenme, pazar araştırmaları Bölgesel sağlık turizmi stratejilerini güçlendirir UR-GE destek programları, fuar organizasyonları
JCI ve Diğer Akreditasyon Kuruluşları Kalite ve hasta güvenliği sertifikasyonu Uluslararası güvenilirlik ve tercih edilirlik sağlar JCI akreditasyonlu hastanelerin artması
Sağlık Turizmi Aracı Kuruluşları Hasta yönlendirme, iletişim, operasyon yönetimi Pazara erişim ve hasta deneyimini kolaylaştırır 7/24 hasta koordinasyon hizmetleri
Özel Sağlık ve Hastane Grupları Medikal hizmet sunumu, uluslararası hasta yönetimi Türkiye’nin marka değerinin klinik düzeyde temsilidir Estetik, diş, kalp cerrahisi gibi tedavi ihracatı
Üniversiteler & Araştırma Merkezleri Eğitim, klinik araştırma, akademik iş birliği Uzman insan kaynağı üretimi ve bilimsel gelişim sağlar Hekim yetiştirme, klinik yayınlar, AR-GE

Sağlık Turizminde Dijital Pazarlamanın Önemi

Sağlık turizmi, doğası gereği uluslararası rekabetin yoğun, hasta karar sürecinin uzun ve güvene dayalı olduğu bir sektördür. Dijital pazarlama bu alanda yalnızca bir iletişim aracı değil, marka güveni, görünürlük, hasta edinimi ve dönüşüm yönetiminin temel taşı haline gelmiştir. Bunun başlıca nedenleri şunlardır:

1. Hasta Karar Süreci Dijitalde Başlıyor

Uluslararası hastalar tedavi seçeneklerini araştırırken:

  • Google aramaları
  • YouTube videoları
  • Sosyal medya yorumları
  • Klinik incelemeleri
  • Doktor videoları
    üzerinden değerlendirme yapar.

Karar vermeden önce ortalama 7–14 dijital temas noktası oluşur. Bu nedenle dijital pazarlama hasta ediniminde ilk adımı oluşturur.

2. Güven Oluşturmanın En Etkili Yolu Dijital İletişimdir

Sağlık turizminde en büyük bariyer güvensizliktir. Hastalar ülkedeki doktoru tanımaz, kliniği bilmez, fiziki deneyim yaşayamaz. Bu nedenle:

  • Şeffaf içerik
  • Doktor anlatımları
  • Öncesi–sonrası örnekleri
  • Hasta yorumları
  • Video röportajlar
    dijital platformlar üzerinden güven inşa eder.

3. Global Rekabet Dijitalde Kazanılıyor

Türkiye; İngiltere, Almanya, İspanya, Hindistan, Kore ve Tayland gibi ülkelerle rekabet ediyor. Fiziksel satış imkânsız olduğu için dijital görünürlük rekabet avantajını belirliyor.

Google’da ilk sayfada çıkabilen, sosyal medyada güçlü içerik üreten ve çok dilli dijital pazarlama yapan kurumlar öne geçiyor.

4. Maliyet Avantajı ve Ölçülebilirlik Sağlar

Dijital pazarlama geleneksel reklamlara göre:

  • Daha düşük maliyetlidir
  • Hedeflenebilir (ülke, dil, yaş, arama niyeti)
  • Sonucu ölçülebilir (dönüşüm, maliyet, tıklama)

Bu sayede her 1 TL yatırımın kaç TL geri dönüş sağladığı görülebilir.

5. Çok Dilli Pazar Erişimi Sağlar

Sağlık turizminde hedef pazarlar çok çeşitlidir. Avrupa (Almanya, Hollanda, UK), Orta Doğu, Kuzey Afrika, CIS ülkeleri, ABD / Kanada

Dijital pazarlama sayesinde:

  • Çok dilli web siteleri
  • Çok dilli reklam kampanyaları
  • Lokal pazarlara özel sosyal medya
    kullanılarak global hasta akışı elde edilir.

6. 7/24 Erişim ve Hızlı Dönüş Gereksinimi

Hasta seçimi hızlıdır. Mesajlara 10–20 dakika içinde dönüş yapılmazsa hasta kaybedilir.

Bu yüzden:

  • WhatsApp Business
  • Chatbot
  • Online randevu
  • CRM
    gibi dijital araçlar operasyonun kritik parçalarıdır.

7. Marka Bilinirliği ve Uzmanlık Algısını Güçlendirir

Sağlık turizminde “uzmanlık” ve “itibar” dijital içeriklerle beslenir:

  • Doktor röportajları
  • İşlem/prosedür videoları
  • Bilgilendirme içerikleri
  • Başarı hikâyeleri
  • Uluslararası hasta deneyimleri

Bu içerikler güveni %60’tan fazla artırır (McKinsey verileri).

Sağlık Turizmi Pazarlamasında Kullanılan Dijital Araçlar

1. Web Sitesi ve SEO (Arama Motoru Optimizasyonu)

En kritik dijital varlıktır.
Kullanım alanları:

  • Çok dilli içerik (EN, AR, RU, FR, DE)
  • Hizmet sayfaları
  • Blog içerikleri
  • Hasta öncesi–sonrası görselleri
  • Doktor profilleri
  • Online randevu
  • Google aramalarda üst sıralarda bulunma

SEO sağlık turizminde en yüksek ROI sağlayan araçtır.

2. Google Ads

Hedef ülkelere göre reklam verebilme imkânı sunar.
Kullanım alanları:

  • Saç ekimi, burun estetiği, diş implant, IVF vb. işlem odaklı kampanyalar
  • Ülkeye, şehre, dile göre hedefleme
  • Call-only ads (direkt arama)
  • Landing page dönüşüm takibi

Google Ads sağlık turizminin en güçlü hasta edinim kanallarından biridir.

3. Sosyal Medya (Instagram, TikTok, YouTube, Facebook)

Sağlık turizmi görselliğe çok dayalı olduğu için sosyal medya olmazsa olmazdır.

Instagram/TikTok:

  • Reel videolar
  • Öncesi–sonrası paylaşımları
  • Doktor danışman içerikleri
  • Influencer ortaklıkları

YouTube:

  • Prosedür anlatım videoları
  • Hasta deneyimi röportajları
  • Operasyon süreçleri

4. Influencer & İçerik Üreticileri

Özellikle estetik, saç ekimi ve diş tedavilerinde çok etkilidir.

  • Yabancı influencer davetleri
  • Klinik deneyim içerikleri
  • “Before & After” videoları
  • Global takipçili mikro-influencer işbirlikleri

5. CRM Sistemleri

Hasta yönetimi için kullanılır:

  • Lead takip
  • Hızlı dönüş / WhatsApp entegrasyonu
  • Dokümantasyon
  • Teklif ve randevu planlama
  • Uluslararası hasta koordinasyonu

Salesforce, HubSpot, Medusa CRM gibi özel yazılımlar yaygındır.

6. WhatsApp Business / Chatbot

Sağlık turizmi hastalarının %80’i WhatsApp üzerinden iletişim kurar.
Sağladığı faydalar:

  • 7/24 hızlı dönüş
  • Otomatik mesajlar
  • Broşür gönderimi
  • Fotoğraf/video paylaşımı
  • Randevu hatırlatma

7. Online Değerlendirme Platformları

  • Google Reviews
  • Trustpilot
  • RealSelf
  • WhatClinic
  • ClinicAdvisor

Bu platformlar uluslararası hastaların karar verme sürecini ciddi etkiler.

8. İçerik Pazarlama (Content Marketing)

  • Hastalık/prosedür blog yazıları
  • Tedavi süreçleri
  • Sık sorulan sorular
  • Uzman makaleleri
  • Hasta kılavuzları

SEO’yu güçlendirir, uzmanlık algısını artırır.

9. E-mail Pazarlama

  • Tanıtım mailleri
  • Tedavi sonrasında takip
  • Tekrar ziyaret kampanyaları
  • Doktor önerileri
    (özellikle diş, estetik ve IVF alanında)

10. Programmatic Advertising / Retargeting

Klinik sitesini ziyaret eden kişilere tekrar reklam gösterme:

  • Google Display Network
  • Meta yeniden hedefleme
  • Programmatic DSP reklamları

Bu alan sağlık turizmi dönüşümünde çok etkilidir.

Sonuç – Dijital Pazarlama Neden Olmazsa Olmaz?

✔ Uluslararası hasta kazanmanın tek yolu dijitaldir.
✔ Güveni dijital içerik oluşturur.
✔ Global rekabet dijitalde yaşanır.
✔ Ölçülebilir, sürdürülebilir ve maliyet avantajlıdır.
✔ 7/24 iletişim ve operasyonel hız sağlar.
✔ Marka bilinirliğini ve uzmanlık algısını güçlendirir.

Sağlık turizminde yurtdışı fuarlar neden önemlidir? Hangi yurtdışı fuarlara katılım sağlanabilir? 

Sağlık turizmi, hizmet ihracatının en rekabetçi ve hızla büyüyen alanlarından biridir. Bu sektörün doğası gereği uluslararası görünürlük, güven inşası, marka bilinirliği ve iş ortaklığı geliştirme kritik öneme sahiptir. Yurtdışı sağlık ve hizmet fuarları ise bu stratejik hedeflerin en etkili araçlarından biridir.

Yurtdışı fuarlar, Türkiye’deki hastaneler, klinikler, sağlık turizmi aracı kuruluşları, sigorta şirketleri ve turizm operatörlerinin hedef pazardaki kamu kurumları, sağlık profesyonelleri, hasta yönlendirme merkezleri, uluslararası acenteler ve global yatırımcılarla aynı platformda buluşmasını sağlar. Bu durum, yalnızca bireysel hasta kazanımı değil, uzun vadeli B2B iş birlikleri, kurumsal satın alma anlaşmaları ve distribütör ağlarının kurulması açısından büyük avantaj yaratır.

Sağlık turizmi pazarlamasında güven en kritik faktördür. Hastalar, sağlık hizmeti satın alırken yalnızca fiyat değil, kalite, güvenilirlik, referans ve sürdürülebilir destek mekanizmalarını değerlendirir. Fiziksel fuar varlığı, dijital tanıtımın sağlayamayacağı yüz yüze iletişim, güven, şeffaf bilgi paylaşımı ve marka itibarı oluşturur.

Bunun yanında fuarlar, ülkelerin sağlık turizmi stratejilerinin ve rekabetçi konumlarının gözlemlenebildiği bilgi paylaşım alanlarıdır. Türkiye’deki kurumlar bu platformlarda trendleri, yeni tedavi yaklaşımlarını, teknolojik inovasyonları, rakip destinasyon stratejilerini takip edebilir ve kendi konumlandırmalarını geliştirebilir.

Ticaret Bakanlığı’nın yurt dışı hizmet fuarı destekleri sayesinde firmalar; stant, tanıtım, ulaşım ve lojistik maliyetlerinin önemli bir kısmı için destek alabilmekte, bu da KOBİ-ölçekli klinikler ve yeni pazarlara açılmak isteyen sağlık kuruluşları için büyük fırsat yaratmaktadır. Dolayısıyla fuarlara katılım yalnızca tanıtım değil, devlet destekli bir ihracat geliştirme faaliyetidir.

Sonuç olarak yurtdışı sağlık turizmi fuarları:

  • Uluslararası marka bilinirliğini artırır,
  • Yeni pazar girişini hızlandırır,
  • Network ve iş ortaklığı geliştirir,
  • İhracat gelirini büyütür,
  • Türkiye sağlık markasının küresel konumuna katkı sağlar.

Katılım Sağlanabilecek Önemli Yurtdışı Sağlık Turizmi Fuarları (Örnekler)

Fuar Adı Ülke/Şehir Odak Alan
Arab Health Dubai, BAE Orta Doğu’nun en büyük sağlık fuarı; hastane, teknoloji, sağlık turizmi
World Health Tourism Congress Dönüşümlü ülkeler Global sağlık turizmi satın almacıları, acenteler, kamu temsilcileri
ITB Berlin – Medical Tourism Pavilion Berlin, Almanya Turizm + medikal turizm entegrasyonu, Avrupa pazarı
London International Health Tourism Expo Londra, İngiltere İngiltere ve Kuzey Avrupa hasta yönlendirme ajansları
Kazakhstan International Health Tourism Expo Almatı, Kazakistan CIS ve Orta Asya pazarına erişim
World Medical Tourism & Global Healthcare Congress Miami, ABD Sigorta şirketleri, sağlık hizmet sağlayıcıları, B2B network
Health Tourism Expo Algeria Cezayir Kuzey Afrika sağlık turizmi fırsatları
MedTravel Expo Moskova, Rusya Rusça konuşan ülkelerden hasta akışı odaklı
Dubai International Health Tourism Forum Dubai, BAE Sağlık turizmi destinasyonu geliştirme & anlaşmalar
Hospitalar São Paulo Brezilya Latin Amerika sağlık profesyonelleri ve satış ağları

 

Bu fuarlar; Avrupa, Orta Doğu, CIS, Kuzey Afrika, Latin Amerika ve Anglo-Sakson pazarlarına açılmak isteyen Türk sağlık turizmi firmaları için önemli temas noktalarıdır. Her biri farklı hasta profili, sigorta yapısı ve satın alma dinamiği barındırdığı için doğru pazar seçimi stratejik önem taşır.

 

Sağlık Turizminde Şirketlere Sunulan Teşvikler ve Vergi İstisnaları

Türkiye’de sağlık turizmi alanında faaliyet gösteren kurum ve kuruluşlar için birtakım özel vergi avantajları ve teşvik mekanizmaları tanımlanmıştır. Bu düzenlemeler, yabancı uyruklu hastalara sunulan koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerinin yanı sıra sağlık turizmiyle entegre hizmet sağlayıcıları da dikkate alacak şekilde yapılandırılmıştır.

Destek / İstisna Türü

Yasal Dayanak

Kapsam / İçerik

Sınırlar ve İstisnalar

KDV Muafiyeti 3065 sayılı KDV Kanunu – 1 Haziran 2018 düzenlemesi Türkiye’de yerleşik olmayan yabancı uyruklu gerçek kişilere sunulan koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri KDV’den muaftır. Estetik amaçlı işlemler (saç ekimi, dolgu, cilt bakımı vb.) kapsam dışı. Konaklama, ulaşım, yemek gibi yan hizmetler muaf değil.
Kurumlar Vergisi İstisnası 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu Yabancı gerçek kişilere verilen sağlık hizmetlerinden elde edilen kazancın %80’i kurumlar vergisinden muaftır. Hizmetin münhasıran yabancı hastaya sunulması, faturanın yurtdışındaki kişi adına düzenlenmesi şarttır.
Gelir Vergisi İstisnası 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu Sağlık turizmi faaliyeti yürüten şahıs şirketi/muayenehanelerin bu hizmetlerden elde ettiği gelirin %80’i gelir vergisinden muaftır. Yalnızca yabancı hastalara verilen sağlık hizmetleri için uygulanır; faaliyet kapsamının net olması gerekir.
Ticaret Bakanlığı Hizmet İhracatı Destekleri 5448 sayılı Karar & Hizmet İhracatı Tebliğleri Reklam–tanıtım, dijital pazarlama, acente komisyonu, yurt dışı fuar katılımı, marka tescili, yurt dışı birim açma, hasta yol desteği, sigorta, eğitim ve danışmanlık destekleri sağlanır. Destek oranı genellikle %50–%70, üst limitler faaliyet türüne göre değişir; yetki belgesi, raporlama ve başvuru şartları bulunur.

Katma Değer Vergisi (KDV) Muafiyeti

3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nda yapılan değişiklikle, 1 Haziran 2018-tarihinden itibaren, Türkiye’de yerleşik olmayan yabancı uyruklu gerçek kişilere, Türkiye’deki sağlık kurum ve kuruluşlarının bünyesinde verilmek üzere “koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri” KDV’den muaf tutulmuştur.

Ancak bu muafiyetin kapsamı sınırlıdır: estetik amaçlı işlemler (örneğin saç ekimi, cilt bakımı, dolgu vb.) bu muafiyet kapsamına girmez. 

Ayrıca, bu muafiyet kapsamında olmayan hizmetler de vardır: örneğin hizmetle birlikte verilen konaklama, ulaşım, yemek gibi teslimler KDV muafiyeti kapsamına dahil edilmemiştir. 

Kurumlar Vergisi İstisnası

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nda yapılan düzenleme gereği; Türkiye’de yerleşmiş olmayan kişilere sağlık alanında hizmet sağlayan işletmelerin, yalnızca bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazancın %80’i kurumlar vergisinden muaf tutulmuştur.

Bu istisnanın uygulanabilmesi için işletmenin bu tür hizmetleri münhasıran bu faaliyet kapsamında yürütüyor olması gerekir. Ayrıca, hizmetlerin yabancı gerçek kişilere verilmiş olması ve fatura ya da benzeri belgenin yurt dışındaki müşteri adına düzenlenmiş olması şarttır.

Gelir Vergisi Muafiyeti

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu kapsamında; Türkiye’de yerleşmiş olmayan kişilere hizmet veren şahıs şirketi statüsündeki muayenehaneler için, yine aynı sağlık turizmi faaliyetlerinden elde edilen kazancın %80’i gelir vergisinden muaf tutulmuştur.

Bu muafiyet de benzer şekilde yabancı kişilere verilen hizmetlere ilişkin olup, hizmetin münhasır bu alanda olması gerekmektedir.

Sağlık Turizmi İhracatı Destekleri

Ticaret Bakanlığı tarafından sunulan Sağlık Turizmi Hizmet İhracatı Destekleri, Türkiye’nin dünya çapında yükselen sağlık destinasyonu olma hedefi için stratejik bir ivme yaratmaktadır. Bu destekler, hem özel sağlık kuruluşlarının küresel rekabet gücünü artırmakta hem de Türkiye’nin sağlık hizmeti ihracatını sürdürülebilir şekilde büyütmektedir.

1. Küresel Hasta Erişiminin Finansmanı

Uluslararası pazarlara açılmak isteyen sağlık kuruluşlarının karşılaştığı en büyük bariyerlerden biri yüksek tanıtım ve operasyon maliyetleridir. Reklam, dijital pazarlama, marka konumlandırma ve yurt dışı birim (ofis/ön tanı merkezi) destekleri; hastanelerin, kliniklerin ve sağlık turizmi aracı şirketlerinin Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Orta Asya gibi stratejik pazarlarda görünürlük kazanmasını finanse etmektedir. Ayrıca yurt dışı fuar ve kongre katılım destekleri sayesinde Türk sağlık hizmet sağlayıcıları, global sigorta şirketleri, hasta yönlendirme ajansları ve uluslararası sağlık operatörleriyle doğrudan iş birliği geliştirebilmektedir.

2. Kurumsal Kapasite, Kalite ve Markalaşmanın Güçlenmesi

Eğitim, danışmanlık, marka tescili, kalite belgeleri ve HİSER kapsamındaki kümelenme destekleri; sağlık kuruluşlarının uluslararası standartlarda hizmet vermesini, hasta deneyimini iyileştirmesini ve global marka değerini artırmasını sağlamaktadır. Komplikasyon sigortası, tercüman desteği ve operasyonel süreç destekleri ise yabancı hastalar için güvenli, sürdürülebilir ve profesyonel bir hizmet yapısı oluşturarak Türkiye’nin uluslararası itibarını güçlendirmektedir. Bu yaklaşım, ülkeye gelen hastaların memnuniyetinin artmasına ve yeniden tercih edilme oranlarının yükselmesine katkı sağlar.

3. Veri, Strateji ve Pazar Odaklı Büyüme

Destek mekanizması, sağlık turizmi kurumlarının hedef pazarlarını bilinçli şekilde seçebilmesini teşvik etmektedir. Raporlama, müşteri analizi, pazar araştırması ve performans takibi gibi faaliyetlerin desteklenmesi; kaynakların rastgele harcanması yerine, yüksek talep potansiyeli olan ülkelerde stratejik olarak kullanılmasını mümkün kılmaktadır. Böylece Türkiye’deki sağlık kuruluşları daha doğru pazarlama stratejileri geliştirerek uluslararası hasta edinimini verimli, ölçülebilir ve sürdürülebilir bir modele dönüştürebilmektedir.

Sağlık Turizmi İhracatı Destekleri – Özet Tablo (2025)

Destek Kalemi

Kapsamı

Destek Oranı

Destek Üst Sınırı (Yıllık)

Destek Süresi

Reklam, Tanıtım ve Pazarlama Dijital reklam, sosyal medya, web, katalog, TV, PR %60 27.357.000 TL 5 yıl
Yurt Dışı Etkinlik Katılımı (Fuar/Kongre) Stand, katılım, ulaşım, tanıtım harcamaları %60 1.367.000 TL/etkinlik 5 yıl
Acente Komisyon Desteği Yabancı hasta yönlendiren aracı firmalara ödenen komisyonlar %60 1.092.000 TL (muayenehane) – 5.470.000 TL (kurum) 5 yıl
Yurt Dışı Birim (Ofis/Ön Tanı Merkezi) Yurt dışında açılan temsilcilik, kira, faaliyet giderleri %60 6.564.000 TL/birim Ülke başına 5 yıl
Ürün Yerleştirme Dizi, film, yayın, dijital içerik görünürlüğü %60 5.470.000 TL 5 yıl
Hasta Yol Desteği Yabancı hastanın Türkiye’ye geliş ulaşım masrafları %50 54.000 TL/hasta 5 yıl
Komplikasyon & Seyahat Sağlık Sigortası Tedavi sonrası komplikasyon ve sigorta giderleri %70 10.942.000 TL 5 yıl
Tescil & Marka Koruma Marka tescili, yenileme, hukuki koruma %50 2.735.000 TL 5 yıl
Yurt İçi Tanıtım/Eğitim Sağlık turizmine yönelik tanıtım etkinlikleri & eğitimler %50 2.735.000 TL/program (yılda max 5) 1 yıl
HİSER Programı Kümelenme, eğitim, danışmanlık, pazar geliştirme projeleri %75 27.357.000 TL/proje 3 yıl + 2 yıl uzatma

Bu kalemler, özellikle müşteri edinme maliyetini önemli biçimde düşürmektedir.

İş Hedefi Destekten Sağlanan Fayda
Global Pazara Açılma ve Markalaşma Yurt dışı pazarlama, dijital reklam (Google, Meta, influencer vb.), marka konumlandırma ve uluslararası fuar/konferans katılımlarında maliyetin büyük kısmı karşılanır.
Yeni Hasta Kaynağı ve Pazar Çeşitlendirme Acente komisyon desteği, yurt dışı etkinlik ve tanıtım destekleriyle Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve CIS ülkelerinde hasta edinim maliyetleri düşer.
Uluslararası Ofis / Ön Tanı Merkezi Açma Yurt dışı birim kira, personel ve operasyon giderleri desteklenerek yeni pazarlara fiziksel giriş kolaylaşır.
Rekabet Gücünü Artırma Reklam, marka tescili, kalite belgeleri, danışmanlık ve eğitim destekleriyle kurumun kurumsal kapasitesi ve hizmet standardı güçlenir.
Hasta Memnuniyeti ve Güven Artırma Komplikasyon sigortası, tercüman ve yol desteği sayesinde yabancı hastaların süreç deneyimi iyileşir ve güven algısı pekişir.
Maliyetleri Optimize Etme Dijital tanıtım, fuar, acente, lojistik ve belgelendirme harcamalarının %50–70’i desteklenerek bütçe verimli kullanılır.
Uluslararası İşBirlikleri Kurma Ticari heyet, fuar ve sektörel etkinlik destekleri sayesinde yabancı sigorta şirketleri, sağlık operatörleri ve yönlendirme acenteleriyle doğrudan bağlantı kurulur.
Sürdürülebilir İhracat Büyümesi HİSER ve kümelenme projeleriyle bölgesel sağlık turizmi stratejileri, uzun vadeli ihracat ve pazarlama planları desteklenir.

 

Genel Bakış

Türkiye’de sağlık turizmi ekosistemi, geçmişten günümüze önemli bir dönüşüm geçirerek yalnızca tedavi hizmeti sunulan bir alan olmaktan çıkmış, uluslararası rekabetin güçlü olduğu stratejik bir hizmet ihracatı sektörü hâline gelmiştir. Termal ve rehabilitasyon temelli başlangıç döneminin ardından modern hastane altyapısı, ileri tıp teknolojileri, uzman hekim kadroları, akredite sağlık kuruluşları ve küresel erişilebilirlik sayesinde Türkiye, uluslararası hasta akışında istikrarlı bir yükseliş yakalamıştır. USHAŞ ve TÜİK verileri, son yıllarda gerek gelir miktarı gerekse hasta sayılarında kayda değer artışlar yaşandığını ortaya koyarken; 2025 projeksiyonları Türkiye’nin bölgesel liderlikten küresel ölçekte rekabet eden destinasyon konumuna ilerlediğini göstermektedir.

Sektörün büyümesinde dijital pazarlama, marka konumlandırma, çok dilli iletişim, uluslararası görünürlük, hasta güveni, hızlı geri dönüş mekanizmaları ve dijital hasta edinim kanalları belirleyici hâle gelmiştir. Sosyal medya, SEO, Google Ads, içerik pazarlaması, influencer iş birlikleri ve çevrim içi değerlendirme platformları; sağlık turizmi hizmet sağlayıcılarının uluslararası hasta karar süreçlerinde etkili olmasını sağlayan temel unsurlardır. Bununla birlikte, yurt dışı fuarlar ve küresel sağlık organizasyonları, Türkiye’nin sağlık markasının tanıtımı, B2B iş birliklerinin kurulması, yeni pazar açılımları ve uluslararası güven algısının pekiştirilmesi açısından stratejik önem taşımaktadır.

Ekosistemin kurumsal güçlenmesinde Sağlık Bakanlığı, USHAŞ, Ticaret Bakanlığı, mesleki dernekler, kümelenme yapıları, üniversiteler, akreditasyon kuruluşları ve özel sağlık zincirleri önemli roller üstlenmektedir. Mevzuat, yetkilendirme sistemleri, kalite standartları, hasta güvenliği ve uluslararası sertifikasyon süreçleri; sektörün sürdürülebilir büyümesine zemin hazırlamaktadır. Buna paralel olarak, KDV muafiyetleri, kurumlar/gelir vergisi istisnaları, hizmet ihracatı destekleri, acente komisyon desteği, marka ve tescil destekleri, yurt dışı birim ve tanıtım teşvikleri, hasta yol ve sigorta destekleri gibi mali avantajlar; sağlık turizmi işletmelerinin global pazarlarda daha güçlü, daha görünür ve daha rekabetçi olmasını sağlamaktadır.

Tüm bu bileşenler bir araya geldiğinde Türkiye, yalnızca uygun maliyet avantajı ile değil; kalite, güvenilirlik, uzmanlık, erişilebilirlik, kültürel uyum, konukseverlik ve hizmet bütünlüğü ile ön plana çıkmaktadır. Mevcut eğilimler, devlet destekleri, dijitalleşme, global sağlık talebindeki artış ve Türkiye’nin jeostratejik konumu dikkate alındığında, sağlık turizminin önümüzdeki yıllarda ekonomik büyüme, istihdam, marka değeri ve hizmet ihracatı açısından çok daha büyük bir potansiyel taşıdığı görülmektedir. Bu nedenle sağlık turizmi, Türkiye’nin gelecekteki kalkınma vizyonunda stratejik sektörlerden biri olarak önemini korumaya ve güçlendirmeye devam edecektir.