Tekstil Sektörü Sektörü
Türkiye Tekstil Sektörünün Durumu, Yurtdışı Açılım ve İhracatı, Dünya’daki Konumu
Türkiye tekstil sektörü, yıllardır ülkenin üretim ve ihracat yapısında stratejik bir öneme sahip olup hem ekonomik değer yaratması hem de geniş istihdam imkânı sunması ile imalat sanayinin temel taşı niteliğindedir. Sektör, güçlü üretim kapasitesi, hızlı teslimat kabiliyeti, gelişmiş tedarik zinciri yapısı ve nitelikli iş gücü sayesinde Türkiye’nin küresel rekabet gücünü desteklemektedir. Pamuk ipliğinden hazır giyime uzanan geniş bir değer zincirine sahip olan sektör, son yıllarda özellikle dijitalleşme, sürdürülebilir ham madde kullanımı ve çevresel kriterlerin ön plana çıktığı yeni üretim modelleriyle dönüşüm sürecini hızlandırmaktadır. Bu dönüşüm, hem yerli markaların güçlenmesi hem de uluslararası firmaların Türkiye’ye yönelik tedarik tercihlerini artırması açısından kritik rol oynamaktadır.
Yurt dışı açılım ve ihracat bakımından Türkiye tekstil ve hazır giyim sektörleri uzun yıllardır ülkenin en yüksek ihracat yapan alanları arasında yer almaktadır. Avrupa Birliği başta olmak üzere, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Amerika pazarları sektörün ana ihracat bölgesini oluşturmaktadır. Türkiye, coğrafi konumu ve lojistik avantajı sayesinde küresel markalara hızlı ve esnek üretim hizmeti sunarak tedarik zincirlerinde güvenilir bir ortak haline gelmiştir. Pandemi sonrası dönemde tedarik güvenliği, sürdürülebilir üretim ve yakın coğrafyadan tedarik eğilimleri güçlendikçe Türkiye’nin ihracat potansiyeli daha da artmıştır. Bunun yanında, teknik tekstiller, fonksiyonel kumaşlar ve medikal tekstiller gibi yüksek katma değerli alt sektörlerde ihracat hacmi hızlı bir büyüme göstermekte, firmalar inovasyon yatırımlarıyla uluslararası pazarlarda daha rekabetçi bir noktaya taşınmaktadır.
Dünyadaki konumu değerlendirildiğinde Türkiye, hem tekstil hem de hazır giyim üretiminde küresel ölçekte ilk sıralarda yer alan ülkelerden biridir. Tekstil üretiminde dünyanın önde gelen tedarik merkezlerinden biri olarak konumlanan Türkiye, özellikle Avrupa’nın en büyük ikinci hazır giyim tedarikçisi konumundadır. Yüksek kalite standartları, güçlü tasarım kapasitesi, çevre dostu üretim teknikleri ve sürdürülebilirlik odaklı sertifikasyon süreçlerine uyum sağlaması, Türkiye’nin uluslararası piyasalarda güvenilir bir marka değerine sahip olmasını sağlamaktadır. Çin, Bangladeş ve Vietnam gibi büyük ölçekli üreticilerle rekabet eden Türkiye, özellikle hızlı termin, düşük minimum sipariş adetleri ve butik üretim kabiliyeti ile farklılaşmaktadır. Küresel tüketici eğilimlerinin sürdürülebilir ürünlere yönelmesi, karbon ayak izinin azaltılmasına ilişkin regülasyonların sıkılaşması ve tedarik zinciri çeşitlendirme stratejileri gibi unsurlar, Türkiye’nin dünya tekstil arenasındaki önemini daha da artırmaktadır.
Verilerle Tekstil Sektörü
2025 yılının ilk çeyreğinde Türkiye tekstil sektörü, küresel ekonomik belirsizliklerin ve iç talepteki dalgalanmaların yarattığı baskıya rağmen dirençli bir performans göstermiştir. Ocak–Mart döneminde tekstil ihracatı 2 milyar 423 milyon dolara ulaşmış, bu ihracatın büyük bölümünü kumaş, iplik ve elyaf ürünleri oluşturmuştur. Avrupa Birliği 925 milyon dolarlık alımla en büyük pazar konumunu korurken, özellikle teknik tekstillerde dikkat çekici bir ivme yakalanmış ve Ocak ayında bu alt segmentte ihracat %8,1 oranında artmıştır. Yıl sonu için belirlenen 2,5 milyar dolarlık hedef açısından bakıldığında sektörün ilk çeyrek itibarıyla olumlu bir başlangıç yaptığı görülmektedir.
Ancak ihracattaki bu performansa karşın sektörün istihdam göstergeleri daha kırılgan bir tablo ortaya koymaktadır. 2024 yılında tekstil ve hazır giyim sektörlerinde toplam 65 bin kişilik istihdam kaybı yaşanmış, bunun 52 bini hazır giyim ve konfeksiyon, 12 bini ise tekstil alanında gerçekleşmiştir. Bu düşüş, sektörün verimlilik, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik yatırımları yapmayan işletmeler için giderek daha kırılgan bir yapıya büründüğünü göstermektedir. Nitekim üretim tarafındaki dalgalanmalar da bu tabloyu destekler niteliktedir; sanayi üretim endeksinde ve kapasite kullanım oranlarında değişken bir seyir izlenirken, tekstil sanayinde %4,8’lik bir daralma kaydedilmiş ve tekstil üretiminin genel imalat sanayine kıyasla daha hassas bir süreçten geçtiği belirtilmiştir.
2025 yılının ilk yarısındaki genel görünüm, ihracat değerlerinde artış olsa dahi sektörün pay kaybı yaşadığını ortaya koymaktadır. Ocak–Haziran döneminde toplam ihracat 131,440 milyar dolara yükselse de hazır giyim ve konfeksiyon sektörünün bu toplam içindeki payı %6,2’ye gerilemiştir. Sanayi ihracatında yaşanan dalgalanmalar ve hazır giyimin göreli önemindeki azalma, küresel pazarlarda rekabet koşullarının sertleştiğini ve sektörün fiyat, kalite, sürdürülebilirlik gibi alanlarda daha güçlü bir pozisyona ihtiyaç duyduğunu göstermektedir.
Ülke bazlı performans da bölgesel farklılıkların derinleştiğini ortaya koymaktadır. Almanya, Hollanda ve İspanya gibi geleneksel pazarlara yapılan ihracatta düşüş gözlemlenirken, Ürdün’e yapılan ihracat %349 gibi dikkat çekici bir artış sergilemiştir. Benzer şekilde Kosova ve Macaristan’a yönelik ihracatta da anlamlı yükselişler kaydedilmiştir. Bununla birlikte Avrupa Birliği ülkeleri toplam hazır giyim ve konfeksiyon ihracatının %62,1’ini oluşturmayı sürdürse de bu pazarda da %6,5’lik bir düşüş yaşanması, sektörün Avrupa merkezli talep daralmasından etkilendiğini göstermektedir.
Perakende tarafındaki göstergeler ise sektörün nihai tüketiciyle buluştuğu noktada yapısal değişimlere işaret etmektedir. AVM perakende verileri giyim kategorisinde nominal büyümeye işaret etse de, ayakkabı gibi ilişkili alt sektörlerde zayıflıkların sürdüğü, ziyaretçi sayısındaki düşüşün fiziksel mağazaların cazibesinde gerilemeye neden olabileceği değerlendirilmektedir. Bu tablo, tüketici alışkanlıklarının hızlı bir şekilde online modellere kaymasıyla birlikte geleneksel perakende alanında adaptasyon ihtiyacını artırmaktadır.
Bu dönüşüm sürecinde teknolojiye, sürdürülebilir üretime ve verimlilik artışına yatırım yapan firmaların ayrıştığı görülmektedir. Sektörün rekabet gücünü uzun vadede koruyabilmesi için dijitalleşme, otomasyon, karbon ayak izi yönetimi ve yüksek katma değerli teknik tekstil üretimi gibi alanlara odaklanması kritik önem taşımaktadır.
Tekstil ihracatında yurtdışı fuarlar neden önemlidir? Hangi yurtdışı fuarlara katılım sağlanabilir?
Tekstil ve hazır giyim sektörü, Türkiye ekonomisinin lokomotif sektörlerinden biri olup yüksek ihracat kapasitesi, geniş istihdam ağı ve güçlü üretim altyapısı ile uluslararası değer zincirlerinin önemli bir parçasını oluşturmaktadır. Bu sektör, hızlı moda dinamiklerine, değişen tüketici eğilimlerine ve sürdürülebilirlik gerekliliklerine hızla uyum sağlamak zorunda olan, rekabetin yüksek olduğu bir küresel ekosistemde faaliyet göstermektedir. Bu nedenle yurtdışı fuarlar, tekstil ihracatının artması, çeşitlendirilmesi ve katma değerinin yükseltilmesi açısından stratejik bir araç niteliği taşır.
Yurtdışı fuarlar; küresel satın almacılar, tasarımcılar, perakende zincirleri, üretim direktörleri, e-ticaret markaları ve distribütörler gibi kritik paydaşları aynı platformda buluşturan çok yönlü pazarlama ve ticaret mekanizmalarıdır. Bu fuarlarda yer almak, firmalara normal şartlarda uzun iletişim ve tanıtım süreçleri gerektiren uluslararası bağlantıları kısa sürede kurma fırsatı sunar. Özellikle Avrupa, ABD ve Orta Doğu gibi yüksek satın alma gücüne sahip bölgelerde düzenlenen fuarlar, doğru hedef kitleye doğrudan erişim sağladığı için ihracat açısından önemli bir kaldıraç etkisi yaratmaktadır.
Ayrıca fuarlar, sadece satış ve müşteri kazanımı için değil, ürün geliştirme ve stratejik konumlanma açısından da kritik öneme sahiptir. Kumaş teknolojilerindeki gelişmeler, sürdürülebilir elyaf çözümleri, geri dönüştürülmüş malzemeler, teknik tekstiller, fonksiyonel kumaşlar, trend renkler ve moda akımları gibi sektörü şekillendiren tüm unsurlar fuarlarda belirgin hale gelmektedir. Bu nedenle firmalar, küresel trendleri yakından takip ederek koleksiyonlarını uluslararası beklentilere uygun şekilde güncelleyebilmekte, daha yenilikçi ve rekabetçi ürünler geliştirebilmektedir.
Bir diğer önemli unsur, yurtdışı fuarların marka güvenilirliğini ve üretim kapasitesini görünür kılmasıdır. Düzenli fuar katılımı, uluslararası müşteriler nezdinde firmanın sürdürülebilir üretim gücüne, finansal istikrarına ve profesyonel operasyon yönetimine dair güven oluşturur. Bu durum, özellikle uzun vadeli tedarik anlaşmalarında veya büyük perakende zincirlerinin global satın alma süreçlerinde belirleyici bir faktör olmaktadır.
Fuarlar aynı zamanda dijitalleşmenin arttığı dönemde dahi önemini koruyan “fiziksel temas” ve “ürün deneyimi” avantajı sunar. Tekstil sektöründe kumaşın dokusu, kalitesi, esnekliği, renk tonu gibi özelliklerin fiziksel olarak deneyimlenmesi büyük bir önem taşıdığı için yüz yüze tanıtım, sektörde hâlâ en etkili ikna yöntemlerinden biridir. Bu da fuar katılımının satışa dönüş oranını artıran yapısal bir avantaj yaratmaktadır.
Sonuç olarak yurtdışı fuarlar, Türk tekstil sektörünün küresel rekabet gücünü artırmak, ihracat çeşitliliğini genişletmek, yeni trendleri takip etmek, marka değerini yükseltmek ve uzun vadeli uluslararası işbirlikleri kurmak açısından vazgeçilmez bir stratejik araçtır. Bu platformlarda görünür olan firmalar, global tedarik zincirleri içinde daha güçlü bir pozisyon elde etmekte ve sürdürülebilir büyüme hedeflerine daha hızlı ulaşabilmektedir.
| Fuar Adı | Ülke / Şehir | Kapsam |
| Barcelona Textile Expo | İspanya – Barselona | Kumaş, tekstil, hazır giyim, aksesuar |
| Première Vision New York | ABD – New York | Kumaş, iplik, tasarım, trend |
| The London Textile Fair | İngiltere – Londra | Moda kumaşları, teknik tekstiller |
| Interfilière / Salon International de la Lingerie | Fransa – Paris | İç giyim, dantel, elastik kumaş |
| Munich Fabric Start | Almanya – Münih | Kumaş, aksesuar, denim, üretim teknolojileri |
| MAGIC Las Vegas | ABD – Las Vegas | Moda, hazır giyim, tedarik zinciri |
| Texworld Paris / Apparel Sourcing | Fransa – Paris | Kumaş tedariki, hazır giyim üreticileri |
| Première Vision Paris (Fabrics / Manufacturing) | Fransa – Paris | Kumaş, iplik, teknik tekstil çözümleri |
| Immagine Italia & Co | İtalya – Floransa | İç giyim ve ev giyimi |
| Child & Junior Fashion | Rusya – Moskova | Çocuk giyim ve tekstil |
| Collection Première Moscow (CPM) | Rusya – Moskova | Hazır giyim, kumaş, deri ürünleri |
| Source Fashion London | İngiltere – Londra | Tedarik zinciri, kumaş, hazır giyim |
| Balkan Textile Expo | Sırbistan – Belgrad | Tekstil ve konfeksiyon |
| MICAM Milano | İtalya – Milano | Deri, ayakkabı, moda materyalleri |
| Denim Première Vision | İtalya – Milano | Denim kumaşları, sürdürülebilir denim |
Tekstil Şirketlerine Sunulan Teşvikler ve Vergi İstisnaları
Türkiye’de tekstil ve hazır giyim sektörüne yönelik teşvik mekanizmaları, üretim kapasitesini artırmayı, teknolojik dönüşümü hızlandırmayı ve uluslararası rekabet gücünü güçlendirmeyi amaçlayan kapsamlı bir destek yapısı sunmaktadır. Yatırım Teşvik Belgesi, Ar-Ge ve tasarım destekleri ile çeşitli vergi istisnaları; firmaların makine-teçhizat yatırımlarını daha düşük maliyetle gerçekleştirmesine, istihdam yükünü azaltmasına ve yüksek katma değerli ürünlere yönelmesine olanak tanımaktadır. Bu teşvikler, sektörde modernizasyonu desteklerken aynı zamanda sürdürülebilir ve global pazarlara uyumlu üretim modellerinin gelişmesini de teşvik etmektedir.
1. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Destekleri
Tasarım ve Ar-Ge Merkezi Teşvikleri:
Tekstil ve hazır giyim sektöründe yenilikçi kumaş geliştirme, sürdürülebilir elyaf uygulamaları, üretim süreçlerinin iyileştirilmesi ve trend odaklı tasarım çalışmaları için firmalara önemli mali avantajlar sunulmaktadır. Tasarım veya Ar-Ge merkezi olarak tescil edilen tekstil işletmeleri; tasarımcı, modelist, mühendis ve Ar-Ge personeline yönelik gelir vergisi stopajı indirimi, SGK işveren primi desteği, projelerden doğan damga vergisi muafiyeti ile yurt dışından temin edilen test cihazları, kumaş geliştirme makineleri ve üretim ekipmanlarında gümrük vergisi istisnası gibi kritik teşviklerden yararlanabilmektedir. Bu destekler, firmaların Ar-Ge ve tasarım maliyetlerini azaltarak daha yenilikçi, sürdürülebilir ve yüksek katma değerli tekstil ürünleri geliştirmesine olanak sağlamaktadır.
5746 sayılı Kanun, Ar-Ge ve Tasarım Merkezlerinde yürütülen yenilik, tasarım ve teknoloji geliştirme faaliyetlerini destekleyen kapsamlı bir teşvik paketidir. Bu düzenleme sayesinde işletmelerin Ar-Ge maliyetleri önemli ölçüde azalmakta, nitelikli personel istihdamı teşvik edilmekte ve araştırma altyapısının güçlendirilmesi için ciddi mali kolaylıklar sağlanmaktadır. Kanun, hem maliyetleri düşürmeyi hem de şirketlerin tasarım ve Ar-Ge süreçlerini daha sürdürülebilir hale getirmeyi hedeflemektedir.
- Vergi İndirimi: Ar-Ge ve tasarım faaliyetlerine yönelik harcamaların %100’ü kurumlar vergisi matrahından düşülebilir.
- Gelir Vergisi Stopaj Teşviki: Ar-Ge ve tasarım personelinin ücretleri üzerinden hesaplanan gelir vergisinin %80 ila %95’i terkin edilir.
- Sigorta Primi İşveren Hissesi Desteği: Ar-Ge ve tasarım personelinin sigorta primi işveren payının %50’si devlet tarafından karşılanır.
- Damga Vergisi İstisnası: Ar-Ge, yenilik ve tasarım projeleri kapsamında düzenlenen tüm belgeler damga vergisinden muaftır.
- Gümrük Vergisi Muafiyeti: Ar-Ge ve tasarım projelerinde kullanılacak ithal makine ve ekipmanlar gümrük vergisi ve harçlardan istisnadır.
- Desteklenecek Programlar Personel Desteği: En az lisans derecesine sahip Ar-Ge personeline ödenen ücretlerin asgari ücret tutarındaki kısmı iki yıl süreyle desteklenir.
- Yeni Makine ve Teçhizat İçin KDV İstisnası: Ar-Ge ve tasarım faaliyetlerinde kullanılmak üzere alınan yeni makine-teçhizat alımlarında KDV istisnası uygulanır.
Yatırım Teşvik Sistemi Kapsamındaki Destekler:
Tekstil ve hazır giyim sektöründe yeni üretim tesisi kurulması, kapasite artırımı, modernizasyon veya teknolojik dönüşüm yatırımları için en kapsamlı destek mekanizmalarından biri Yatırım Teşvik Belgesidir. Bu belge kapsamında tekstil üreticilerine sağlanan başlıca avantajlar şunlardır:
- KDV İstisnası: Makine ve teçhizat alımlarında KDV ödenmez.
- Gümrük Vergisi Muafiyeti: İthal edilen üretim makineleri için gümrük vergisi uygulanmaz.
- Vergi İndirimi: Şirketler, bölgesine göre %15 ile %55 arasında kurumlar vergisi indiriminden yararlanabilir.
- SGK İşveren Primi Desteği: 2 yıl ile 10 yıl arasında değişen prim desteği sağlanır.
- Faiz veya Kar Payı Desteği: TL veya döviz kredilerinde faiz desteği uygulanabilir.
- Yatırım Yeri Tahsisi: Belirli bölgelerde arsa tahsisi yapılabilir.
- KDV İadesi: Büyük ölçekli/stratejik yatırımlarda tam KDV iadesi uygulanabilir.
Bu sistem; üretim tesisi kurma, kapasite artırımı, modernizasyon ve teknoloji yenileme yatırımlarında özellikle avantajlıdır. Yatırım Teşvik Belgesi kapsamındaki destek unsurları, Türkiye’nin 1’den 6’ya kadar sınıflandırılan yatırım bölgelerine göre değişiklik göstermekte olup tekstil sektöründeki farklı üretim alanlarını kapsayacak şekilde uygulanmaktadır.
Bu kapsamda desteklenebilecek tekstil yatırımları arasında dokuma ve örme kumaş üretimi, iplik ve halat türü ürünlerin imalatı, halı–kilim üretimi, tekstilin boyama ve apre işlemleri, dokusuz yüzey (nonwoven) üretimi ve bu yapılardan türetilen ürünler yer almaktadır. Ayrıca trikotaj alanında çorap, kazak, hırka ve benzeri örme–tiğ işi tekstil ürünlerinin üretimine yönelik yatırımlar da teşvik sistemi içinde desteklenebilmektedir. Bu çeşitlilik, sektörün hem geleneksel hem de teknik tekstil alanlarında rekabet gücünü artırmayı amaçlayan geniş bir yatırım çerçevesini kapsamaktadır.
| Destek Türü | Kapsam / Amaç | Destek Oranı / Miktar |
| KDV İstisnası | Tekstil, hazır giyim ve teknik tekstil yatırımlarında makine–teçhizat alımları | %100 KDV istisnası (KDV ödenmez) |
| Gümrük Vergisi Muafiyeti | İthal edilen tekstil makineleri, üretim hatları, boya–apre, dokuma–örme ekipmanları | Tam gümrük vergisi muafiyeti |
| Vergi İndirimi | Yeni tesis, kapasite artırımı, modernizasyon ve teknoloji yenileme yatırımlarında kurumlar vergisi avantajı | %15 – %55 arası vergi indirimi (bölgeye göre) |
| SGK İşveren Primi Desteği | Tekstil üretim tesislerinde gerçekleşen yatırım sonrası yeni istihdam | 2 – 10 yıl arası SGK işveren primi devlet tarafından karşılanır |
| Faiz / Kar Payı Desteği | Yatırım için kullanılan TL veya döviz kredilerinde finansman maliyetinin azaltılması | Faiz veya kar payı desteği (bölgesel destek oranlarına göre) |
| Yatırım Yeri Tahsisi | Büyük ölçekli tekstil yatırımları için uygun bölgelerde arsa tahsisi | Kamu tarafından yatırım yeri tahsisi |
| KDV İadesi | Stratejik, büyük ölçekli veya kritik teknoloji içeren tekstil yatırımları | Tam KDV iadesi |
| Stratejik Kullanım Alanı (Tekstil Sektörü) | Destek Türü | Elde Edilen Stratejik Fayda (Tekstil Perspektifi) |
| Üretim hattını yenileme, otomasyon ve verimlilik artırma | KDV İstisnası | Makine ve teçhizat alımlarında KDV ödenmediği için yatırım maliyeti düşer; üretim kapasitesi daha düşük bütçeyle modernize edilir. |
| Teknik tekstil, iplik, dokuma–örme ve boya-apre makinelerini uygun maliyetle temin etme | Gümrük Vergisi Muafiyeti | İthal makinelerde gümrük vergisi olmadığı için yüksek teknolojili ekipmanlara erişim kolaylaşır; teknik tekstil üretimine geçiş hızlanır. |
| Yeni tesis kurma, kapasite artırımı veya modernizasyon yatırımlarının yükünü azaltma | Vergi İndirimi | Kurumlar vergisinde %15–%55 arası indirimle yatırımın geri dönüş süresi kısalır; rekabetçi fiyat yapısı güçlenir. |
| Üretim hattını genişletirken iş gücü maliyetlerini yönetme | SGK İşveren Primi Desteği | Yeni istihdam edilen personel için 2–10 yıl arası primin devletçe karşılanması, işçilik maliyetlerini önemli ölçüde azaltır. |
| Yatırımlar için finansmana erişimi kolaylaştırma | Faiz / Kar Payı Desteği | TL veya döviz cinsi kredilerde sağlanan faiz desteği sayesinde finansman maliyeti düşer; yatırımın yapılabilirliği artar. |
| Geniş ölçekli tekstil üretim alanı oluşturma | Yatırım Yeri Tahsisi | Uygun maliyetli arsa tahsisiyle tesis kurulum maliyetleri düşer; stratejik bölgelerde konumlanma avantajı elde edilir. |
| Büyük ölçekli veya stratejik yatırımlarda yüksek makine maliyetlerini azaltma | KDV İadesi | Makine–teçhizat alımında ödenen KDV’nin iadesi yatırım yükünü azaltır; daha büyük ölçekli modernizasyon projeleri mümkün hale gelir. |
2. KOSGEB Destekleri
KOSGEB (Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı), Türkiye’deki KOBİ’lerin büyümesini, modernizasyonunu ve rekabet gücünü artırmayı amaçlayan temel kurumdur. Tekstil ve hazır giyim sektörü, geniş imalat kapasitesi, yüksek istihdam potansiyeli ve ihracata dayalı yapısı nedeniyle KOSGEB’in hibe ve finansman desteklerinden doğrudan yararlanabilmektedir. KOSGEB destekleri; özellikle tekstil işletmelerinin kuruluş aşaması, makine–teçhizat yatırımları, nitelikli personel istihdamı, dijitalleşme ve ihracata hazırlık süreçlerinde kritik bir finansman kaynağı sunmaktadır.
KOSGEB Girişimcilik Desteği (İleri Girişimci Programı):
Tekstil alanında yeni kurulan KOBİ’lere; iplik, dokuma, örme, kesim, boyama-apre, konfeksiyon, dijital baskı ve kalite kontrol süreçlerinde kullanılan üretim ekipmanları ile tekstil mühendisi, modelist, tasarımcı, usta ve operatör istihdamı için destek verilmektedir. Program kapsamında işletmeye sağlanan başlıca kalemler:
- Makine–teçhizat desteği
- Personel gideri desteği
- Ofis, kuruluş ve operasyon giderleri
Program koşullarına göre toplam destek tutarı 1,5 milyon TL’ye kadar çıkabilmektedir. Faizsiz ve komisyonsuz geri ödeme seçenekleri sayesinde tekstil işletmelerinin başlangıç maliyetleri önemli ölçüde azalmaktadır.
KOSGEB Kapasite Geliştirme Desteği:
Bu destek, tekstil sektöründe faaliyet gösteren mevcut işletmelerin üretim güçlerini artırmalarını, modernizasyon yatırımlarını tamamlamalarını ve hem ulusal hem uluslararası pazarlarda daha rekabetçi hâle gelmelerini sağlayan önemli bir finansman mekanizmasıdır. Tekstil üreticileri bu destek sayesinde; iplik/dokuma/örme makineleri, boya-apre sistemleri, kesim ve dikim hatları, dijital baskı teknolojileri, otomasyon çözümleri ve robotik üretim ekipmanları gibi yüksek maliyetli makineleri daha düşük bütçeyle yenileyebilmektedir.
Mevcut işletmelerin büyüme ve ölçeklenme kapasitesini artırmak amacıyla 1.000.000 TL – 20.000.000 TL arası kredi kullanımına faiz/kâr payı desteği sağlanmaktadır.
KOSGEB Küresel Rekabetçilik Desteği:
Bu destek, tekstil ve hazır giyim sektöründe uluslararası pazarlara açılmak, ihracatını büyütmek veya global tedarik zincirlerine entegre olmak isteyen işletmeler için tasarlanmış güçlü bir finansman aracıdır. Tekstil firmalarının yabancı pazarlarda rekabetçi fiyat ve kalite seviyesine ulaşmasını, lojistik ve tedarik süreçlerinde ölçek ekonomisinden yararlanarak sürdürülebilir bir büyüme elde etmesini hedefler. Destek, ihracat odaklı ölçeklenmeyi teşvik etmek amacıyla 20.000.000 TL – 50.000.000 TL arasında kredi kullanımı için faiz/kâr payı desteği sunar.
KOSGEB Teknoyatırım:
Bu program, Ar-Ge/Ür-Ge/yenilik faaliyetleri sonucu ortaya çıkan tekstil ürünlerinin (örneğin teknik tekstiller, fonksiyonel kumaşlar, yüksek performanslı elyaf uygulamaları gibi) üretimini ve ticarileştirilmesini desteklemektedir. Orta-yüksek ve yüksek teknoloji içeren üretimlerin teşvik edilmesiyle sektörde teknoloji tabanlı dönüşümün hızlanması amaçlanmaktadır.
Destek üst limitleri:
- Düşük/orta-düşük teknoloji ürünleri için:
Geri ödemeli 1.400.000 TL + geri ödemesiz 600.000 TL = Toplam 2.000.000 TL - Orta-yüksek/yüksek teknoloji ürünleri için:
Geri ödemeli 7.000.000 TL + geri ödemesiz 3.000.000 TL = Toplam 10.000.000 TL
| Destek Programı | Hedef Kitle | Destek Türü / İçeriği | Destek Oranı / Üst Limit |
| İleri Girişimci Desteği | Yeni kurulan tekstil, hazır giyim, tasarım ve üretim KOBİ’leri | Makine-teçhizat desteği, personel desteği, kuruluş giderleri | Toplam 1.500.000 TL’ye kadar (faizsiz/komisyonsuz) |
| Kapasite Geliştirme Desteği | Mevcut tekstil işletmeleri (iplik, dokuma, örme, boya-apre, konfeksiyon vb.) | Makine modernizasyonu, üretim hattı yenileme, otomasyon yatırımları | 1.000.000 – 20.000.000 TL kredi için faiz/kâr payı desteği |
| Küresel Rekabetçilik Desteği | İhracat yapmak isteyen veya ihracatını büyütmeyi hedefleyen tekstil firmaları | Uluslararası pazara açılım, ölçek büyütme, rekabetçilik artırma | 20.000.000 – 50.000.000 TL kredi için faiz/kâr payı desteği |
| Teknoyatırım Programı | Ar-Ge/Ür-Ge yaparak yeni tekstil ürünleri geliştiren işletmeler, teknik tekstil üreticileri | Yenilikçi ürünlerin üretimi, ticarileşmesi ve teknoloji yatırımları | Düşük/orta-düşük teknoloji: 2.000.000 TL Orta-yüksek/yüksek teknoloji: 10.000.000 TL |
| Stratejik Kullanım Alanı | Destek Türü | Elde Edilen Stratejik Fayda |
| Yeni kurulan tekstil işletmelerinde üretim hattı oluşturma ve başlangıç makine parkının kurulması | İleri Girişimci Desteği | Başlangıç yatırım maliyetleri azalır; işletme hızlı şekilde üretime başlar; finansal yük hafifler. |
| Mevcut tekstil tesislerinde kapasite artırımı, modernizasyon ve dijital dönüşüm | Kapasite Geliştirme Desteği | Modern makine–teçhizat yatırımları daha düşük finansman maliyetiyle yapılır; verimlilik ve kalite artar. |
| İhracata hazırlık, global pazarlara açılım ve ölçek büyütme | Küresel Rekabetçilik Desteği | Uluslararası pazarlarda rekabet gücü yükselir; ihracat hacmi genişler; ölçek ekonomisi avantajı sağlanır. |
| Teknik tekstil, yenilikçi kumaşlar ve Ar-Ge/Ür-Ge projelerinin ticarileştirilmesi | Teknoyatırım Programı | Yüksek katma değerli ürünlere geçiş hızlanır; inovatif ürünler piyasaya çıkar; teknoloji tabanlı büyüme desteklenir. |
3. İhracat Destekleri
Tekstil ve hazır giyim sektörünün uluslararası pazarlarda rekabet gücünü artırmak, markalaşma süreçlerini hızlandırmak ve ürünlerin global tedarik zincirlerinde daha güçlü bir konuma ulaşmasını sağlamak amacıyla Ticaret Bakanlığı kapsamlı destek mekanizmaları sunmaktadır. Bu teşvikler; ürün sertifikasyonundan yurt dışı fuar katılımlarına, mağaza/showroom açılışlarından dijital tanıtım faaliyetlerine kadar geniş bir alanda firmalara önemli mali avantajlar sağlamaktadır.
Pazara Giriş Belgeleri Desteği: Tekstil ve hazır giyim ürünlerinin ihracatında gerekli kalite testleri, sertifikalar, ekoteks belgeleri ve uygunluk değerlendirme süreçlerinin maliyetini azaltmak için sağlanır; 2025 üst limiti 15.260.421 TL’dir.
Yurtdışı Marka Tescil Desteği: Tekstil markalarının uluslararası pazarlarda yasal olarak korunması ve marka bilinirliğinin güçlendirilmesi amacıyla tescil/yenileme giderleri desteklenir; limit 2.860.670 TL’dir.
Pazara Giriş Projesi Hazırlama Desteği: Tekstil firmalarının hedef pazarlara yönelik strateji, konumlandırma, trend analizi ve rekabet değerlendirmesini profesyonel danışmanlıkla hazırlayabilmesi için kullanılır; üst limit 761.017 TL’dir.
Yurtdışı Pazar Araştırması Desteği: Tekstil üreticilerinin yeni ülkelere açılmadan önce saha araştırması yapabilmesi, potansiyel alıcılarla birebir görüşmeler gerçekleştirebilmesi ve satış kanallarını analiz edebilmesi için ulaşım/konaklama giderlerini kapsar; faaliyet başı limit 379.455 TL’dir.
Fuar Desteği: Tekstil firmalarının uluslararası fuarlarda kumaş, hazır giyim ve teknik tekstil ürünlerini sergileyerek alıcılarla doğrudan temas kurmasını destekler; fuar katılımı için 2025 üst limiti 4.577.703 TL’dir.
Yurtdışı Birim, Ofis ve Depo Kira Desteği: Tekstil markalarının yurtdışında showroom, ofis veya depo açarak kalıcı pazarlara giriş stratejisini destekler; 2025 kira limiti 7.629.156 TL’dir.
Reklam ve Tanıtım Desteği: Tekstil ürünlerinin hedef ülkelerde dijital reklam, koleksiyon tanıtımı, influencer iş birlikleri, katalog, sosyal medya ve outdoor tanıtım çalışmalarıyla görünürlük kazanması için sağlanır; tanıtım limiti 11.444.788 TL’dir.
Pazara Giriş Rapor Desteği: Tekstil firmalarının dış pazarlara yönelik uzman raporları, trend analizleri, rekabet değerlendirmeleri ve sektör araştırmalarını temin edebilmesi için sunulur; 2025 yılı üst limiti 11.444.788 TL’dir.
| Destek Başlığı | Tekstil Sektörü İçin Amaç / Kapsam | 2025 Üst Limiti |
| Pazara Giriş Belgeleri Desteği | Tekstil ve hazır giyim ürünleri için gerekli kalite testleri, sertifikalar, ekoteks/uygunluk belgeleri giderlerinin desteklenmesi | 15.260.421 TL |
| Yurtdışı Marka Tescil Desteği | Tekstil markalarının uluslararası pazarlarda korunması ve marka bilinirliğinin artırılması amacıyla tescil/yenileme giderlerinin desteklenmesi | 2.860.670 TL |
| Pazara Giriş Projesi Hazırlama Desteği | Tekstil firmalarının hedef pazar stratejisi, trend analizi, konumlandırma ve rekabet değerlendirmesi için profesyonel danışmanlık alması | 761.017 TL |
| Yurtdışı Pazar Araştırması Desteği | Yeni ülkelere açılım için saha araştırması, müşteri görüşmeleri, ulaşım–konaklama giderlerinin desteklenmesi | 379.455 TL (faaliyet başı) |
| Fuar Desteği | Uluslararası tekstil ve hazır giyim fuarlarında ürün sergileme ve alıcılarla doğrudan temas kurma faaliyetlerinin desteklenmesi | 4.577.703 TL |
| Yurtdışı Birim / Ofis / Depo Kira Desteği | Tekstil markalarının yurt dışında showroom, ofis veya depo açarak kalıcı pazarlara girişini destekleme | 7.629.156 TL |
| Reklam ve Tanıtım Desteği | Dijital reklam, koleksiyon tanıtımı, sosyal medya, katalog ve outdoor kampanyaları ile marka görünürlüğünün artırılması | 11.444.788 TL |
| Pazara Giriş Rapor Desteği | Uluslararası tekstil pazarlarına yönelik uzman raporları, analizler ve araştırmaların temin edilmesi | 11.444.788 TL |
| Stratejik Kullanım Alanı | Destek Türü | Elde Edilen Stratejik Fayda |
| Tekstil ürünlerinin ihracat için gerekli test, sertifika ve uygunluk süreçlerini tamamlamak | Pazara Giriş Belgeleri Desteği | Sertifikasyon maliyetleri azalır; AB ve küresel pazarlarda uyumluluk sağlanarak ihracat engelleri ortadan kalkar. |
| Uluslararası marka bilinirliği oluşturmak ve markayı yasal olarak koruma altına almak | Yurtdışı Marka Tescil Desteği | Markanın global pazarlarda korunması sağlanır; marka değeri artar; sahtecilik ve marka ihlalleri önlenir. |
| Hedef ülkelere giriş stratejisi, trend analizi ve rekabet araştırması hazırlamak | Pazara Giriş Projesi Hazırlama Desteği | Doğru pazarlara doğru stratejiyle giriş yapılır; analizler sayesinde ihracat riski azalır; profesyonel pazar konumlandırması yapılır. |
| Yeni pazarlarda alıcı bulmak ve ülke bazlı ticari fırsatları değerlendirmek | Yurtdışı Pazar Araştırması Desteği | Potansiyel müşterilerle doğrudan temas kurulur; yeni ülkelere açılım kolaylaşır; ihracat hacmi artırılabilir. |
| Uluslararası fuarlarda koleksiyon ve ürün sergileyerek alıcılarla yüz yüze temas kurmak | Fuar Desteği | Yeni müşterilere ulaşılır; sipariş alma şansı artar; marka bilinirliği ve görünürlük güçlenir; ihracat doğrudan hızlanır. |
| Yurt dışında showroom, depo, ofis açarak kalıcı şekilde pazara yerleşmek | Yurtdışı Birim/Ofis/Depo Kira Desteği | Firmaların hedef pazarlarda sürekli varlık göstermesi sağlanır; lojistik avantaj ve müşteri güveni artar; bölgesel satış ağı kurulur. |
| Koleksiyon tanıtımı, dijital reklam, sosyal medya ve katalog çalışmalarıyla marka görünürlüğünü artırmak | Reklam ve Tanıtım Desteği | Uluslararası marka bilinirliği güçlenir; hedef pazarlarda talep yaratılır; dijital görünürlük ve müşteri erişimi artar. |
| Hedef pazarlarla ilgili uzman raporları ve analizlere erişim sağlamak | Pazara Giriş Rapor Desteği | Stratejik karar alma süreçleri iyileşir; pazar riskleri azaltılır; doğru ülke ve müşteri segmentleri hedeflenir. |
Genel Bakış ve Değerlendirme
Türkiye’de tekstil ve hazır giyim sektörü, üretim gücü, geniş tedarik zinciri yapısı ve güçlü ihracat performansı ile ülke ekonomisinin stratejik alanlarından birini oluşturmaktadır. Ancak küresel rekabet koşullarının sertleşmesi, sürdürülebilirlik gerekliliklerinin artması, sertifikasyon yükümlülüklerinin ağırlaşması ve pazar çeşitlendirme ihtiyacının belirginleşmesi, sektörün daha sistemli destek mekanizmalarına duyduğu ihtiyacı artırmaktadır. Bu noktada devlet tarafından sunulan çok katmanlı teşvik sistemleri—Ticaret Bakanlığı destekleri, KOSGEB programları, Yatırım Teşvik Belgesi unsurları ve Ar-Ge/Tasarım Merkezi avantajları—tekstil sektörünün hem operasyonel hem stratejik dönüşümünü hızlandıran kapsamlı bir ekosistem oluşturur.
Bu destek mekanizmalarının ortak amacı, firmaların yatırım, üretim, istihdam, Ar-Ge ve ihracat süreçlerinde karşılaştıkları mali yükleri azaltmak ve uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü yükseltmektir. Yatırım Teşvik Sistemi kapsamında sağlanan KDV istisnası, gümrük vergisi muafiyeti, SGK prim desteği ve vergi indirimleri; tekstil üreticilerinin modernizasyon, kapasite artırımı ve teknolojik dönüşüm yatırımlarını çok daha düşük maliyetle gerçekleştirmelerine olanak tanır. Bu teşvikler, özellikle enerji verimliliği, dijitalleşme ve teknik tekstil gibi yüksek katma değerli dönüşüm alanlarında firmalara ciddi bir finansal rahatlık sağlar.
KOSGEB’in girişimcilik, kapasite geliştirme, küresel rekabetçilik ve Teknoyatırım programları ise hem yeni kurulan işletmelerin başlangıç yükünü hafifletmekte hem de mevcut firmaların büyüme ve Ar-Ge odaklı yatırımlarına güçlü bir finansman desteği sunmaktadır. Bu programlar sayesinde tekstil işletmeleri üretim hatlarını yenileyebilmekte, ihracata yönelik ölçeklenme stratejilerini uygulayabilmekte ve teknik tekstil gibi daha yenilikçi alanlara geçiş yapabilmektedir.
Ar-Ge ve Tasarım Merkezi teşvikleri, sektörün yenilikçilik kapasitesini artıran bir diğer kritik mekanizmadır. Gelir vergisi stopaj indirimi, SGK işveren primi desteği, damga vergisi muafiyeti ve ithal makine-teçhizat avantajları, firmaların sürdürülebilir kumaş teknolojileri, fonksiyonel tekstiller, yeni elyaf kompozisyonları ve trend odaklı koleksiyon geliştirme çalışmalarına daha güçlü bir şekilde yatırım yapmalarını mümkün kılar. Bu merkezlerin desteklenmesi, Türkiye’nin tekstil alanındaki yaratıcı ve teknolojik rekabet gücünü uzun vadede garanti eden temel araçlardan biridir.
Ticaret Bakanlığı destekleri ise firmaların uluslararası pazarlara açılım süreçlerini doğrudan güçlendirmektedir. Sertifikasyon, marka tescili, pazar araştırması, rapor, fuar katılımı, tanıtım faaliyetleri ve yurt dışı birim açılışları için sağlanan mali destekler, firmaların ihracat giriş bariyerlerini azaltır ve küresel tüketiciye erişimini kolaylaştırır. Bu sayede sektör, yalnızca ürün bazlı rekabette değil, marka değeri ve pazar konumlandırması açısından da güç kazanmaktadır.
Genel olarak değerlendirildiğinde, tekstil sektörüne sunulan bu çok yönlü destek yapısı; yatırım maliyetlerini düşürmekte, üretim kabiliyetlerini modernize etmekte, nitelikli istihdamı teşvik etmekte ve ihracata dayalı büyümeyi sistematik bir şekilde desteklemektedir. Bu teşviklerin bütüncül etkisi, firmaların daha yenilikçi, daha verimli, daha markalı ve daha uluslararası bir yapıya kavuşmasını sağlayarak sektörün uzun vadeli rekabet gücünü önemli ölçüde artırmaktadır. Böylece Türkiye’nin tekstil endüstrisi, değişen küresel dinamiklere hızla uyum sağlayan, teknolojik dönüşümü benimseyen ve yüksek katma değerli üretime yönelen bir yapıya doğru evrilmektedir.